Puan vermedi·120 syf.··Beğendi
· Kaymakamın masasındaki not defteri birdenbire memleketin aynasına dönüşürse…
Bir yanda alınan sağlık raporu, öbür yanda Bulgar kızına uzanan akşam gezmesi…
Derken bir zelzele olur; çamura bulanmış dedikodular, devlet ciddiyetine bulaşan mahcup bir komediye karışır.
Reşat Nuri’nin Değirmen’i, taşranın kıyısında kalmış bir olaydan yola çıkıp, zihnimize memleketin büyük ve tuhaf fotoğrafını asıyor.
Bireylerin çaresizliğinden başlayıp yönetim biçimlerinin absürt taraflarını göz önüne seriyor.
Acısıyla, gülünçlüğüyle, ama en çok da tanıdıklığıyla insanın içini tedirgin bir gülümsemeyle dolduruyor.
Sanki “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” bu kez bir kaymakamın kaleminden çıkmış gibi…
Anlatıcı yüksek sesle değil ama yerini bilen bir alayla konuşuyor; ne tam güldürüyor, ne de olup biteni unutmana izin veriyor.
Sözün özü: yine bir ulu çınar klasiği
#alıntılarım
“Ya Rabbi, bu milletin felaketi ne zamana kadar devam edecek?”
“Sanat, sanat içindi; muhakkak! Fakat ne çare ki pratik hayatta bu, kunduracının sırf kendi ayağına göre kunduralar yapmasına benzer bir şeydi.”
“Hakikat her şeyden üstündür.”
@inkilapkitabevi
#reşatnurigüntekin #değirmen #türkklasikleri #tavsiyekitap