Puan vermedi·346 syf.····Okunma: 22 Temmuz 2025 00:24 "Bağırsağınız harika bir mühendisliğin parçasıdır ve umarım bu kitabı okuduktan sonra size benim gibi ona ilgi duymaya başlarsınız fakat birçok yönden sindirim denilen şovun yıldızı, aslında insan vücudunun bir parçası değildir. Asıl yıldız bağırsaklarında yaşayan ve ağırlığı bir iki kiloyu bulan mikrobiyomu oluşturan mikroplardır."
Bağırsak biyomu namı diğer mikropları konu alan bu kitapta bir şey öğrenmiş oldum. Eğer yalnızsan mikropların bile terkediyor seni. Tamam.
Ne yapalım ağlayalım mı buna da. Demek isterdim ama valla hırsımdan bir miktar ağladım. Kafka'nın kitaplarla ilgili bir sözünü hatırladım çünkü. Diyordu ki, eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki? Ya da bunun gibi bir şey diyordu. O yüzden, bu kitap beni sarstığı için bile iyi bir kitap diyeceğim. Bile diyorum çünkü bu bilim, her şey aksi ispatlanana kadar doğrudur. Haliyle bazı bilgileri yanlış ya da o an inandığı gibi aktarmış olabilir. Neyse. Sarsıcı yere geliyorum. Bağırsaklarımın bayadır bana karşı olduğunu biliyordum. Ama vehametini ya da tam sebebini bilmiyordum. Vahim çünkü gerçekten pek iştahlı biri olmamama rağmen resmen kilo alıyorum. Sebebinin biyomumun yalnızlığı olması da cabası. Gerçekten. Ama gerçekten. Ben artık hiç kimseye dokunmadan yaşıyorum. Eskiden babama sarıldığımı biliyorum. Her sabah bir yarım saat onunla oyalandığımı hatırlıyorum uyandırmak için. Asla ama asla dokunmuyorum şimdi. Çocuklara bile bebeklikten çıkana kadar. Ötesi yok. Mutfak ve banyo kullanım dışında bile sürekli yıkama ihtiyacı hissediyorum. Gerçi her şeye karşı öyleyim. En son yıllar yıllar önce dışardan yemek söylemişimdir. Kesinlikle yıllar oldu. Eskiden öyle olmadığımı iyi biliyorum. Haliyle mikropsuz hava sahasında yaşıyordum güya. Geldiğim durumda gördüğüm şu. Aşırı alerjik tuhaf bir organizmayım. Bugün ne yaptığımı bilmiyorum ama her ne olduysa biraz yeşillik alırken oldum. Nane semiz otu ve maydanozu aldım. Rokaya dokunmadım çünkü ileri derecede alerjim var. Ama anlaşılan aldığım şeyler dokunmuş yanyana sonuçta hepsi. Akşamdan beri bunu düşünüyorum. Büyük ihtimalle ondan oldu. Ağzım burnum full tıkandı gibi bir de hapşırırken boğulur gibi oluyorum . En son bir antibiyotik kullandığımda öyle oldum baktık onun içindeki bir şey bende alerji yapmış meğer. İnsan kendini bilmez mi. Önceden böyle değildim. Hiçbir şey yemek yemediğim zamanlar bile çok yemek yemiş gibi hissediyorum. Ben kendimi mikropsuzluktan öldürme yolunda ilerliyorum kısacası. Zaten buradan da dönüş var mı emin değilim çünkü neredeyse bir sürü şeyden uzak duruyorum , midem almıyor . Resmen bağırsaklarımda depresyon var. Kitapta kürler tarifler vs var ama abuk subuk şeyler bana göre. Yapacağım tek ve en mantıklı şey oruç tutmak. Çünkü hikmetinden sual olunmaz ama açlıkk çekildiğinde üreyen bir açlık bakterisi var. Onun azlığında da bağırsaklar iflas ediyor. Tam bu noktada eskiden en azından pazartesi ya da perşembe günleri oruç tuttuğumu hatırlıyorum. Evet şimdi belki eskisi kadar bile yemek yemiyorum ama sonuçta vücudun belli bir saat aç kalması gibi olmuyor. Geldik geldik, sonuç oruç. Yani uzaklarda aramışım değil mi? Belki her şeyi kendi haline bırakıp mikrop üretemem ya da bu saatten sonra temas bağımlısı olamam ama en azından oruç gibi bir kalkan var hâlâ elimde. Hayırlısıyla.
"Aralıklarla oruç tutun. 12 ila 14 saatlik kısa süreli oruçlar ya da 5:2 oruçları gibi (5 gün normal yiyip 2 gün düşük kalori almak). Bağırsağınızın sürekli olarak besin sindirmesine bir ara vermeniz, astarlarının yenilenmesini ve Akkermansia gibi iyi bakterilerin gelişimini destekler (bkz. sayfa 64)."