Eskiden çok kitap okuyan biri değildim maalesef. Evet, arada okurdum ama insanların bu kadar tutkulu bir şekilde kitaplarda ne bulduklarını anlamazdım, ta ki geçen yaza kadar.
Geçen yaz can sıkıntısında Kayıp Tanrılar Ülkesi ve Hizmetçi'yi okuduktan sonra gerçek anlamda dünyam değişti. Deli gibi kitap okuyan insanlara hak verip onların bir parçası olmak için elimden geleni yaptım.
Son üç aydır istediğim gibi kitap okuyamadım, odak süremin düştüğünü gözlemledim. Bunu düzeltmek için de ben daha okumaya geçmeden yıllar önce babamın gazete kuponları biriktirerek bize hediye ettiği 100 Temel Eser'i okumaya karar verdim. Bu serüvene Güliver'in Gezileri ile başladım. Ortaokuldayken okumuştum bu kitapları ancak aradan uzun zaman geçince unuttum içeriklerini.
Oliver Twist'e gelecek olursam bir günde okunacak sade, tahmin edilebilir bir kitap. En iyisi mi? Bence hayır, bazı kısımlarını sıkıcı buldum :') Ancak zamanını kısa video kaydırmak yerine değerlendirmek isteyenlere tavsiye edilir.
Şimdiden iyi okumalar