Rus Devleti’nin Kökenleri kitabını okuma amacım, aslında 3-4 yıl önce Rusya Tarihi ve Sovyet Rusya üzerine geniş bir kitaplık oluşturmamdı. Gerçekten tarih okumanın zevkini kelimelerle ifade edemem. Göç, yerleşme, tarımsal ve ticari faaliyetler, dilin oluşumu, kültürün oluşumu, kanunların ve geleneklerin ortaya çıkması derken bu olayların ayrı ayrı tüm medeniyetlerde farklı şekilde ortaya çıkması her zaman merakımı uyandırmıştır.
Bu incecik kitabın amacı aslında "Rus" kavramının ve "Rus Devleti'nin" İskandinavlarla olan bağlantısını araştırmak. Wilhelm Thomsen aslında Türkoloji üzerine yaptığı çalışmalarla Mecidiye Nişanı almış bir tarihçi. Kitabın ortaya çıkmasını sağlayan konferansların tarihi ise 1877 yılı. Neredeyse 150 yıl önce yazılmış bir kitaptan bahsediyoruz. Thomsen'in öncülük etmesiyle Rus tarihi üzerine yüzlerce yeni çalışma yapıldı. Artık hepimiz Rus Devleti'nin köklerini Rurik ve İskandinav kabilelerinin attığını biliyoruz. I. Vladimir zamanında pagan olan Rusların, Bizans ile olan iyi ilişkilerinden dolayı Ortodoks Hristiyanlığı tercih ettiğini, Kiril alfabesinin nasıl ortaya çıktığını, komşularıyla olan ilişkilerini, Türk hakimiyetini ve sonrasında bağımsız Rus devletinin kurulup İmparatorluk haline gelişi hikayesinden herkes adı kadar emin.
Tabii kitabı okurken ister istemez tarih meraklıların aklına Türkler ile Rusların ilişkileri geliyor. Türkuloji'nin asıl kurucusu Vasili Radlov'u da anmadan geçemeyiz. Radlov, Türk dilleri olmak üzere Almanca, Rusça, Fransızca, Latince, Yunanca, İbranice, Farsça, Arapça, Mançuca, Çince ve Moğolca biliyordu. Wilhelm Thomsen ile beraber Orhun Kitabeleri'ni çözümlemişlerdir.
Bu kısacık kitap için incelemeyi çok fazla uzatmak istemiyorum. Fakat bu kitabı okuyanlar sonrasında genel bir Rusya Tarihini okusunlar. Sonrasında ise Rusya'nın bugünkü coğrafyasında yaşamış ve yaşamakta olan Türklerin tarihini okusunlar. Lev Nikolayeviç Gumiliev, Türklerin tarihi için iyi bir öneridir.