Doğu&Batı
6/10
·384 syf.··
2025 59. kitabı
Bu kitabı anlamak için doğu ve batı Almanya konusuna da biraz hakim olmak lazım bence. Batının kapitalizmi, umudu, Abd tarafından sağlanan ekonomik gücünü; Doğu özdeğerlerini satmak olarak görüyor. Kendisinin batıdan daha üstün olduğuna, çünkü çok daha köklü ve yüce bir tarafta durduğuna inanıyor. Sanat, özellikle klasik müzik (alman ve Rus olanlar tabii) onlar için büyük bir değer. Kitapta da şiir ve müzik sık sık geçiyor ki sanırım en beğendiğim yanı bu oldu. Şimdi bu bağlamda bakınca, Hans’ın yaş olarak katharina dan 34 yaş büyük olması bence Doğu’nun kibirine bir atıf olsa gerek. 15 yaş büyük olması anlamamız için yeterli olabilirdi ama 34… Hans ömrünün tamamını Doğu Almanya da geçirmiş dolayısıyla ne yaşandığını, tarihi, geçmişi, sanatı, her şeyi katharina’dan daha iyi biliyor. Kıza aşık olmaya, onu kabul etmeye dünden hazır. Hatta kız tamamen onun olsun istiyor ama tek bir koşul var: sonsuz sadakat ve isteklerine sonuna kadar uyulması. Kız reşitlerinin baştan çıkarmalarına kanmamalı, gözü dışarılarda olmamalı, her şeyi adamdan öğrenmeli. Üstelik kız güvenilmez, şaibeli, cahil ve toy. Eğitilmesi ve dizginlenmesi gerek, adamdan başka bir dünyanın farkına varmasının cezalandırılması gerek. Günahlarından arınırsa adamın olabilir. Üstelik adamın ona öğrettiği şeyler bile bir lütuf. Klasik müziği İzin verilirse dinleyebilir mesela. Bu da Doğu’nun hayalindeki birleşme hali. Saplantılı, manyak manyak fantezileri var, kontrolcü,bencil. Ama kız bunları görmüyor. Bu da bir neslin sosyalizm ve stasi ile yaşamaya ne kadar alıştığını gösteriyor. Duvar bir gecede inşa edilirken karşıya geçmeye çalışan binlerin öldürüldüğü, her 50 kişiden birinin muhbir olduğu, insanların kendi eşlerine bile güvenip düşüncelerini ifade edemediği, beatles dinlemenin bile yasak olduğu bir dönemden bahsediyoruz. Kız bu kültüre doğmuş, bunu kabullenmiş. Kabullendikçe de doz artıyor zaten… - Adamın karısından ayrılmayı asla düşünmemesi de bence doğunun Sovyetler’i ve sosyalizmi ne kadar kanıksadığını ve onsuz ayakta duramayacağına inandığını gösteriyor. Batı (kız) onun bir parçası, kendisinden, tek aşkı, ama karısı ve çocuğundan ayrılmak gibi bir düşünce söz konusu dahi değil. - Sonu hızlı ve oldubittiye gelmiş. Aslında 9 Kasım 89 öncesi yaşanan olaylar daha ilişkili anlatılabilirdi. Protestolara, yıkıma dair gelen tek haberci; Hans ve kızın bir türlü barışamaması. Kız Hans tan ayrılmayı asla düşünmüyor, ama gözü artık başka dünyalar için açık. Duvarın yıkımından sonra biz biliyoruz ki Doğu çok kısa zamanda Batı’nın etkisine girecek. Bu çoğu Doğulunun hoşuna gitmeyecek bir durum. Geçmişleri, kültürleri, paraları bir anda yok oldu. Doğunun çöküşü de Hans’ın çöküşü. Doğu hızla batılılaşırken Hans işinden oldu, kitabından, hayallerinden oldu. Aşkını kaybedeceğine inanmaya başladı. Kendini kaybediyordu aslında yavaş yavaş. Zaten bir noktada puf oldu gitti. & Mezarıma gelecek misin? Benim değerlerimi tamamen unutacak mısın? Beni tamamen batılılaştıracak mısın? Kız mezara gidemiyor. Ama onun için çok ağlıyor. Anılar unutulamıyor. Ama artık Hans yok. Yazıları, sözleri her şeyiyle toprağın altında. Ama o hala kızın en yumuşak karnı. & Eveeeet, Yine de içimi baydı bu kitap, bu tasvirleri anlamama rağmen sinirlerim gerim gerim gerildi. Tavsiye etmem kimseye. Yorumum hızla yazıldı yazım hataları için özür diliyorum.
Edebiyat
KairosJenny Erpenbeck · Can Yayınları · 20231,122 okunma
·
67 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.