Gönderi

9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2025 02:44
AzdahakAzdahak İskender Palaİskender Pala İskender Pala’nın son kitabı bir hafiye romanı esintileri taşımasıyla diğerlerinden darklıydı diyebiliriz. Neyle karşılaşacağımı, kitabın akışının nereye yöneleceğini anlayamadığım ilk elli sayfayı nazlı nazlı okudum bu yüzden kişi örgüsü için sürekli kendimi güncellemem gerekti. Neden sonra bir kırılma noktasıyla kitabın son yüz sayfasını bir çırpıda bitiriverdim. Alıntılanacak, altı çizilecek sayfalar için bile durmadım. Okudukça yazarın çok iyi kaynak taraması yapmış olduğunu hissettim ve bu his her zaman saygımı perçinler. Kaynakçadaki kitapları incelemeyi aklıma koymuştum kitap bitmeden. Gelelim kitapta neşer olduğuna: 16. yy’da İstanbul hamile kadın cinayetleriyle çalkalanırken, şehre surlardan minarelerden bırakılan öde batırılmış kutsal kitap sayfaları, ölü hayvanlar ve kimi devlet erkanı ve halk tarafından tüm bu kötülüklerin sebebi olarak gösterilen şehrin semalarında her göründüğünde bir öncekinden fazla parlayan ve büyüyen bir kuyruklu yıldız. Ve bu yıldızı iyiye yoranlarla kötüye yoranların amansız savaşı. Müneccimbaşı ve şeyhülislamın tüm savunmaları. Bostancıbaşı , yeniçeriler, asesler, vezir ve sadrazamanın sürekli fikir telakkisinde olması ve iki hafiyenin cesaretleriyle olaylara yön vermesi ki bunlar gökte olanlar Gökte bunlar olurken yer altında bir gizli örgütün ilerliyor olması, şehri her türlü kötülüğe bürüyüp bekledikleri kurtarıcının insafa gelip yer yüzüne inmedisini murat etmeleri gem de gemi olarak yordumladıkları kuyruklu yıldızdan inerek. Semavi dinler beklenen kurtarıcı insanın vahşi ve zalim oluşu dinin her zaman kullanılmaya müsait oluşu insanların inançlarından yakalanıp kötülüğü iyilik adına yaptıklarına inandırılması… İskender Pala kalemini cesaretle kullanmış. Çok beğendim.
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,552 okunma
·
60 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.