6/10
·404 syf.··
2025 16. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2025 07:59
Ben bu kitabı sevmedim. Yazarın kalemine Akhilleus'un Şarkısı ile başladım. Hem yazım sırası hem de kronoloji olarak önce onu okumak daha doğru. Çünkü Akhilleus'un Şarkısı'nda çıkan Truva Savaşı'nı okumuştuk. Bu kitapta ise savaştan dönen Odysseus'un memleketi İthaka'ya gitmeden önce Aiaia adasında Kirke'nin yanında konaklamasını okuyoruz. Akhilleus'un Şarkısı'nı ne kadar sevdiysem bu kitaptan da bir o kadar tat alamadım. Arka kapak yazısının vadettikleri yüzünden beklentim büyüktü. Güçlü bir cadıyı, güçlü bir kadını okuyacağımı düşünmüştüm. Fakat Kirke kendi hikayesinin bile başrolü olamayan, kitabın sonuna kadar içindeki gücü, ılımlı bir kaplan gibi sahibinin idaresine bırakan biriydi. Sonda yaşadığı farkındalığı kitabın ortalarında yaşasaydı her şey daha farklı olabilirdi. Kitapta çok fazla olay oluyor. Bu olayların büyük bir kısmı Kirke'nin çevresinde gelişiyor. Bir noktaya kadar olayların çokluğu sayesinde kitaba kapıldım, akıcıydı. Fakat sonrasında bu durum beni yormaya başladı ve kitap elimde süründü. Sürekli bir şey oluyor, bu olaylar o kadar birbirinden kopuk ve o kadar zaman kaybı ki. Kitapları satır bile atlamadan okurum, bu kitapta sayfaları atlamayı düşündüm-yapmadım ama- sayfa atlasam bile hiçbir şey kaçırmazdım. Uzun uzun betimlemelerle bir türlü ilerleyemeyen olaylar beni çok sıktı. Kitap Odysseus'un İthaka'ya dönüş yolculuğunu Kirke'nin gözünden anlatmak için yazılmış ve bence bu doğru bir karar olmamış. Öyle bir kitap ki başrolü Odysseus ancak kitabın yarısında yok. Geri kalan zamanda Kirke'nin çocukluğunu, ergenliğini ve yetişkinliğini okuyoruz. Odysseus karakterini sevmiyorum. Okuması keyifli bir karakter değil benim için. Hayranlık da uyandırmıyor öfke de. Akhilleus'tan sonra Yunanların En İyisi ünvanını alan kişi ancak iyi yazılmış bir karakter olduğunu düşünmüyorum. Halihazırda okuma tempom yavaşlamış durumda. Elime aldığım kitaplara hep ümitle başlayıp daha büyük bir okuma sıkıntısına giriyorum. Bu kitap akıcı olur ve beni okumaya yeniden ısındırır diye düşünmüştüm. Aksine okumaktan soğuttu. Kitapta sevdiğim tek karakter Telemakhos oldu. Tüm bu tanrılar dünyasında kendi kaderinin yazarı olmak isteyen, kendi hayatını yaşamayı olağanüstü bir hayat yaşamaya tercih eden biriydi. Dingin ve bilge bir tavrı vardı, bu karakteri Kirke dahil hepsinden daha çok sevdim. Bir kitabı sevmek için illa bir karakterle bağ kurabilmemiz gerekmiyor, bunun da farkındayım. Fakat Kirke'nin elinde bu kadar büyük bir güç varken bu kadar silik biri olmasına katlanamadım. Kirke öyle ezik yazılmış ki okurken çok üzüldüm. Zeus'un bile güçlerinden çekindiği büyücü nerede? Onu bu kitapta bulamadım. Burada kitaplara verdiğim en düşük puan 6'dır. Kendi harcadığım zamana üzüldüğümden daha düşüğünü veremiyorum ama bu kitap aslında 6'lık bile değil benim için. Fantastik kitapları sevmeyi deniyorum, dışarıdan bakınca tam benlik bir tür gibi duruyor fakat şu ana kadar okuduğum fantastik eserler bende sadece hayal kırıklığı yarattı. Benim için Akhilleus'un Şarkısı'nın yanından bile geçemeyecek bir kitaptı ne yazık ki. Okumak isteyenlere bol sabır diliyorum.
İnceleme
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
·
72 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.