·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Temmuz 2025 14:06 Edebiyat dışı okumak zor iştir.
Hele ki Renata Salecl gibi psikanaliz, ideoloji ve popüler kültürü iç içe geçiren bir düşünür okuyorsanız…
“İnsanlığın en büyük endişesi, kendi esenliğidir,” diyerek başlıyor söze. Seçim yapmak, sorumluluğu da beraberinde getirir. Hata yapma korkusu, seçimlerimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Postkapitalist çağ ise bizi sürekli risk hesaplamaya ve öngörüde bulunmaya zorlayarak daha baştan baskılar.
Kişisel gelişim endüstrileşmiştir. Kişiye yol gösterme adı altında bireyin seçimlerine müdahale eder. Özne ise karar alma yükünü başkasına devretmeye meyillidir — ve çoğu zaman bundan memnuniyet duyar. Ancak unutulan şudur: Kişisel olan, özneldir. Tek bir doğru yoktur; doğrular bireye göre değişir.
Seçmek kaygı yaratır. Her seçimimizde, Büyük Öteki’nin ne düşüneceğini hesaba katarız. (Kitapta bolca Lacan referansı var.)
Aşk seçimlerimizin kimliğimize etkisini tartışmaya açıyor bir bölümde. Başka bir bölümdeyse çocuk sahibi olmanın ya da olmamanın bugünkü ebeveynlik pratikleriyle nasıl çatıştığını ele alıyor.
Salecl’in metni birçok soru sorduruyor. Ama en zor sorusu: Alternatiflerin sonsuzluğunda gerçekten seçen biz miyiz?