·316 syf.····Okunma: 28 Temmuz 2025 02:21 Yoksul bir çiftçi aileden gelen Steinbeck, çiftçilik yaparak geçimini sağlamış ve yaşadığı bu zorlu hayatın izlerini eserlerine de yansıtmıştır. Yazarın daha önce "Gazap Üzümleri" kitabını okumuştum. Büyük umutlarla yola çıkan bir aile, yol boyunca sıralanan portakal ağaçlarını, işçi için hazır bekleyen tarlaları, yeni evlerini, çok para kazanacaklarını düşleyip durur. Binbir hayalle ve bitip, tükenmez bir umutla kilometrelerce yol alır. Kaliforniya’ya vardıklarında ise gerçekler bir şamar gibi yapışır yüzlerine, açlık, yokluk, kayıplar ve hastalıklarla birlikte aile ayakta kalmak zorundadır. Bitmeyen kavga ise bana Gazap üzümleri kitabının devamı gibi bir his verdi. Farzedelim ki bu hayalleri yıkılmış aile, patron takımının verdiği düşük ücretlere karşın greve gitsin. Bu kitapta işçilerin yaşamlarının iyiye doğru gitmesi adına verdikleri direniş ve mücadeleye tanık oluyoruz.
Roman, işçi harekatına katılmak isteyen Jim adındaki bir gencin, devrimci lider Mac ile tanışmasıyla başlıyor. İkisi birlikte elma bahçelerine çalışmaya gidiyorlar ve diğer işçiler ile konuşup grevin başlamasına öncülük ediyorlar. Grevin lideri olarak işçilerin en güvendiği adam olan London'u seçiyorlar. Çalıştıkları bahçelerden ayrılıp, Anderson adında bir adamın tarlasına yerleşerek burada grevin devam etmesini sağlıyorlar. Grev boyunca Mac, Jim, London ve işçiler; çiftlik sahiplerinin baskı ve tehditleri, polisin barikatları ve gaz spreyleri, grev kırıcıların hileleri, gazetelerin greve katılanları kötüleyen haberleri gibi birçok caydırıcı durum ve zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar. "İnsanların birbirine kenetlenmesi için kavgadan iyisi yoktur" diyor kitapta ve aynı davayı savunanların aynı kavgada birleşmesi ile umut, dayanışma, mücadele, direniş, adına bu kitap destansı bir özellik taşıyor. Bizlere iyi bir gelecek için hayallerimiz için, inandıklarımız için savaşmamız gerektiğini vurgulayarak, üst sınıfın bize dayattıklarını değil, hakkımız olanı savunup; haksızlığa karşı kararlı bir duruş sergilememiz gerektiğini gösteriyor.
Ancak kitabın sonu beni tatmin etmedi. İşçilere bakan doktor kayboldu ve akibeti hakkında bir bilgi verilmedi. Jim kitabın sonunda vurulup, hayatını kaybetti ve ayrıca grevin sonucu belli olmadı. Sanıyorum yazar, kitabın adına yakışır bir son hazırlayarak kavgayı bitirmemiş. Kitaptan bir alıntı ile incelememi noktalayayım.
"Kavga devam etmek zorunda, kavga ancak insanlar kendi kendilerini yönettiği ve emeğinin karşılığını aldığı zaman sona erer."
Kitapla kalın.