Beyaz Geceler, bana hiç tanımadığım ama sanki yıllardır içimde yaşayan bir adamı anlattı. Sessiz, hayalperest, biraz yalnız ama sevme cesaretini kaybetmemiş biri. Dostoyevski’nin bu kısa ama etkileyici öyküsü, bir yaz gecesinin melankolisinde kaybolmuş kalpleri buluşturuyor. Okurken hem hüzünlendim hem de içten içe “Ben de böyle hissetmiştim” dedim. Belki birine geç kalmakla, belki de tam vaktinde rastlamakla ilgili… Herkesin içinde yankı bulacak kadar sade, ama bir o kadar derin bir hikâye.