Puan vermedi·272 syf.····Okunma: 28 Temmuz 2025 16:04 Osmanlı Dönemi'nde yaşayan papaz kızı Kaknusia ve Müslüman bir genç olan Bahşı'nın kalplerde yaşayan âşkın başlarına gelen birtakım olaylardan sonra farklı yerlerde, farklı biçimlerde ve farklı hislerde anlatıldığı; bunun yanı sıra klâsik edebiyatın mazmunlarıyla süslendiği ve okuru şehrin, inşaatın yapıldığı sokaklardan geçtiğini hissettiren tarih anlatımıyla harmanlandığı nefis bir eser.
Bir sevgili düşünün ki uzun yıllar ona kavuşma arzusuyla ve onu son gördüğünüz hâliyle hayal ediyorsunuz. Bu süreçte iki tarafın hayatına farklı isimler giriyor(bu durumda eserin odaklandığı âşk tasarımı Kaknusia, Bahşı, Gunala ve İshak ile sonlanıyor). Bu durum Klâsik Türk Edebiyâtı'nda yazılan şiirlerin temel kompozisyonunu oluşturur. Sadece âşık ve sevgili arasındaki ilişkiyi değil; âşık - sevgili - râkib ilişkisini de şiirlerde görmekteyiz. Eserin, az önce tarif edilen şiirlerin nesir hâle dökülmüş ancak sonunun bir nevi âşk temalı halk hikâyelerine benzeyen versiyonu olduğunu söylemek yanlış olmaz hatta bir okuyucunun yorumunda "Eserin sonu, âşk temalı Yeşilçam filmlerinin sonlarına benziyor." minvalindeki söylemine kahkaha attım çünkü gerçekten doğru. İskender PALA, alanı gereği bu kompozisyonu çok güzel işlemiş.
Yine İskender PALA, yine çok sevdiğim bir hoca ve yazar. Yazarın yazım dili olsun, bilgi aktarımının kurguyla biçimlendirilmesi olsun, sayfaların akış biçimi olsun, karakterlerin duygusal anlamdaki çatışmalarının ve duygu gelişimlerinin aktarılması olsun; her zamanki gibi çok güzeldi. Karakterlere bazen çok kızdım bazen de çok üzüldüm. Hiç bitmesin istediğim bir eserdi. Eseri okurken ayrılık acısı çektiğim bir dönemdeymişim gibi gözlerimden yaşlar akıp gitti. Altını çizip de paylaşmadığım çok alıntı var. Ben alıntıların altını çizerken ağladım, siz ağlamayın diye paylaşamadım. Ha, ağlayacaksanız eseri alın ve okuyun; inanın pişman olmayacaksınız.
[Bazı sayfalarda yaşanan olaylar okuyucuyu şaşırtabilir (ki okuyucuyu şaşırmakta kendi bilgi birikimine göre haklı) ancak döneme göre normal olan oydu. Kaldı ki tarih okumalarında bugüne göre değil, geçmişe göre yorum yapılır. Bugüne göre yorum yapılması için bugünü ortaya koyan kronolojik akış dikkate alınır.]
Eserlerde dolaylı yoldan aktarılan bir soruyu size sormak istiyorum: Sizce gerçek âşk nedir?
Âşkla, sevgiyle ve en önemlisi kitapla kalın.