·260 syf.····Okunma: 29 Temmuz 2025 21:51 Açık kalp ameliyatları ile meşhur Ferdi Tayfur yaktı geçti yine. Evet bu kitabı en özet yorumum bu olurdu. Gram kadar abartı yok sözlerimde ve hatta şaşkınım. Çünkü biliyorum ki çok ciddi bir hayran kitlesi var ve hayranlığın bizim ülkemizdeki bir tanımı da fanlıktır. Yani o kişiyle ilgili her şeyi bilme biriktirme gibi durumlar olabiliyor hayranlarda. Buna rağmen, Ferdi Tayfur gibi bir adamın kitaplarının bu kadar az okunması beni oldukça şaşırtırdı bu birincisi, asıl şaşkınlığı bu kitapta yaşadım. İkincisi cenaze merasimine şahit oldum, daha doğrusu olduk hepimiz, buna rağmen hâlâ okunmuyor olmasını daha bir şaşkınım. Bunu şu sebeple söylüyorum, seven merak eder. Özellikle kendimi hariç tutarak söyleyeceğim çünkü ben hiçbir zaman fanı olmadım ya da hayranı diyebileceğim kitleye dahil değilim. Öyle biri değilim. Olsaydım evimin bir köşesi, hayatımın neredeyse üçte ikisi olan Harry Potterla kaplı olurdu, eşya biriktirme ya da ne bileyim bütün hayat hikayesini bilme bu tip şeyler bende yoktur. Ama seviyorum, ki çok ciddi bir kitlesi var. Peki bu neden kitaplara yansımamış? Tabii ki şaşırırım. Ya insan bir merak etmez mi bu adamın eli kalem tutmuş da ne yazmış? Şahsen yıllar önce bir sahafta kitabını gördüğümde şok geçirmiştim. Ama o an kendimden çok başkası için istemiştim onu. Kitaptan 1 tane vardı. Onu da biraz okudum sonrası öyle. Bir daha okumam demiştim. Üç yıl önce yine bir sahafta buldum aldım. O yüzdendir benim Şekerci Çırağı kitabını beş yıl önce okumaya başlayıp üç yıl önce bitirmem. Evet geçen yaptığım alıntılara baktım da, bazıları beş yıllık bazıları üç yıllık. O bu yüzden Ferdi Tayfur fancluplara burdan sitemlerimi iletiyorum. Adamın neredeyse gözü açık gidecekti okumak okumak diye bir merak edin ya 1000kitapta şu adamın kitapları tanınsın bir.
Şekerci Çırağı ortaya karışıktı. Diğer iki kitabını bilmiyorum büyük ihtimalle yine öyle onlar da. Zaten bende de yok. Ama.
Bu kitap başlı başına çok çok iyi.
Abartı yok. Hakikaten çok iyi. Ben ne kült denilen kitaplara neler yazmışımdır burada, hakedene yazdım. Çok okunması yazarı falan beni hiç ilgilendirmez. Ama Ferdi TAYFUR bu kitabı çok iyi yazmış. Şu kadarını söyleyeyim, akşam işten gelince oturdum akşam namazına kadar yüz kırk sayfa okumuşum, okuduğumu berbat etmemek için işe götürmedim, bugün döndüğümde de yine bir o kadar daha okudum bitti. İki solukta. Tabiri caiz ise iki kelime ile anladım halini.
Aslında kitabın bana gelişinin de bir hikayesi var ama o hikayeye uzağım artık. Evet bir doğum günü hediyesi. Arkadaş, iç kapakta ona iyi geldiğimi ve özellikle dürüstlüğüm için bana teşekkür ettiğini, aslında doğum günümde başka bir şey aldığını, sonra değiştirip bu kitabı aldığını yazmış. Kitabı elime alıp arkasını çevirip okumuştum o an ve sen arkasını okudun mu demiştim, o da hayır demişti, yani kitabın baş karakterinin Seren olduğunu bilmeden almış, evet baya şaşırmıştı. Bu tesadüf.
Ben dürüst biri miyim? Bunu benim anlatmam doğru olmaz. Ama ilk gün nasıl davrandıysam son günde öyle davrandım. Ben hiçbir zaman bir insanla can ciğer kuzu sarması olmam yapımda yok. Ama. Dürüstlük. Keşke ben de aynı şeyi söyleyebilseydim senin için. Çünkü hayatta iyi yaptığım bir şey varsa o da hiç kimseye asla hiçbir şeyimi anlatmamak ama anlatanın derdine gerçekten kendi derdim gibi ortak olmaktır ve senin için de öyle hissettim. Sana olan bana oldu gibi hissetmiştim, gerçekten üzülmüştüm ve sözüne inanmıştım. Yani herhalde kendin için yapamayacağını bile senin için yapardım. Niye? Çünkü bana güvenip anlattın. İnandım. Sonuç? Sonuç maalesef dürüst olmadı. Bir de savundum seni. Hayal kırıklığına uğradım orada bitti benim için. Bir insana yapacağım maksimum şey görmemek, duymamaktır. Allah yolunu açık etsin. Herkesin.
Kitabı yeterince övmemiş gibi hissediyorum ama biliyorum ki buradaki bir inceleme belki bir iki üç kişinin önüne anca düşer ya da uçar gider. O yüzden çok da laf paralamaya gerek yok. Sadece bir ayrıntı daha bana hediye gibi oldu. Ferdi Tayfur bu kitabı yazarken kaç defa Seren dedi acaba. Ya da sadece ikiz oldukları için basit bir tesadüf mü? Seren Ceren. Muhtemelen öyledir ama olsun. Bir de ne kadar kurgu olursa olsun, insan ismini bir cümlenin içinde okuyunca tuhaf hissediyormuş galiba daha önce yaşamadığım bir şey yaşattı bana. Yani garip bi deneyimdi, benim için, ama kesinlikle kaleminin önüne geçmedi. Burada bir Agatha Christie vibe aldım desem vallahi abartmış olmam, ki ben iyi biri Agatha Christie okuyucusuyumdur. Böyle şeyleri yazıyorum çünkü bazı insanlar hakikaten çok tuhaf ya sırf sadece yazabildikleri için her şeyi yazma hakları olduğunu düşünüyorlar. Sen kimsin de onu bununla kıyas ediyorsun? diyecek bir kitle çıkarsa, ben iyi bir okuyucuyum bunu hiçbir şeyi değiştiremez. Yani bir günde bu seviyeye gelmedim, o yüzden evet yorum yapabilirim. Adam çok güzel bir kurgu yapmış. Helal olsun.
Bu kitapta hiçbir şekilde Ferdi Tayfur iması yok. Yani Şekerci Çırağı gibi bir şey bekleyen olmasın. Burada hep istediği şeyi yapmış, kalemini konuşturmuş ve bence üstün bir iş çıkarmış. Bir tanecik plağım var. Derbeder.
İşte. Onun o yüzü bu yüzü öyle dinliyorum. Bu kitabı öyle okudum. Dün akşam bir yüzü bu akşam da diğer yüzü. Su gibi okudum kitabı kısacası. Yanarım yanarım bu kitap, bu kurgu sırf Ferdi Tayfur yazdı diye kaybolup gidecek. Dizisi, filmi çekilebilecek bir kitap halbuki. Şimdi aklıma geldi de valla son üç sayfayı iki defa okudum ya. Ve ben nadir kitaplarda bunu yaşarım. Anlaşılmaz olduğu için değil başka bir his. Ama candan teşekkür ediyorum Seren için. Eğer farklı çıksaydı sebepsiz üzülürdüm. Sonunu böyle yazdığın için teşekkür ederim Gülhanenin Ferdinatörü. ☆
"Hep kendi kendime sorar dururdum... Acaba ben ilerde bir gün hayatımı yazsam; kaleme alacağım konu; ya da konular insanların ilgisini çeker mi, diye. Sonra düşündüm de, resmen saçmalıyordum. Öyle ya, bir şeyler yazmaya çalışacağım; insanlar beğenir mi, ilgilerini çeker mi diye, daha en başında sınıfta kalıyorum!"
5 yıl önce Şekerci Çırağı kitabında bu alıntıyı paylaşıp demişim ki sana bir şey olsa bu kitaba biçecekleri değeri bilsen.... Evet şimdi kitapların belki pahalandı ama okunmadıktan sonra. Belki de aldılar okumayı bekliyorlar neyse emin konuşmayayım. Biz en iyisi senin değerini kimseye biçtirmeyelim. Ben kitabını takdir ediyorum ve bu da bu platformda az buz bir şey değildir. Allah rahmet eylesin.