10/10
·46 syf.··
Beğendi
·
2024 301. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2024 00:00
"TANIDIĞIM TÜM HAYVANLAR" "Hayat, seçimlerden ibarettir. Bu sebeple herne yaşadıysam yaşamış olayım aslında bunu benim seçtiğim hakkındaki tüm sorumluluğu kabul ediyorum." Hayatta insanı en çok zorlayan şeylerden biri kendiyle yüzleşmektir. Kimi zaman başkalarını mutlu etmek uğruna kendimizi ihmal ederiz. Kimi zaman da duygularımızı bastırıp, kendi ihtiyaçlarımızı görmezden geliriz. Ta ki zihnimiz ve bedenimiz buna daha fazla dayanamayıncaya dek... Kitap, tam da bu süreci anlatıyor bizlere. Bir anksiyete yolculuğundan kabul ve iyileşmeye uzanan içsel bir hikâye… Yazar, hayatın bir döneminde kendini yalnızlıkla baş başa buluyor. Ve bu yalnızlığı evinde bulunan, çoğu zaman farkına bile varmadığımız hayvanlarla paylaşmaya başlıyor. Ama bu konuşmalar, sadece onların diliyle değil… Kendi iç sesiyle… İlk olarak karınca Mr. A ile tanışıyoruz. Yatağının kenarındaki duvarda, odadan hiç çıkmadan yaşayan bir karınca… Bu haliyle önce şaşkınlık yaratıyor, ama sonra fark ediyor ki: Kendisi de tıpkı o karınca gibi, tanıdığı alandan uzaklaşmaktan korkuyor. İlk kabulleniş burada başlıyor: “Evet, ben de korkuyorum.” Sivrisinek Kito ile değer görme ihtiyacı sorgulanıyor. Örümcek Sipi ile yalnızlık ve hayattan vazgeçme hali yüzeye çıkıyor. Her hayvanda, yazar kendinden bir parça buluyor ve geçmişte bastırdığı duygularla yüzleşiyor. Ardından karşımıza çıkan kediler... Asil karakteriyle Albus, kurallar ve egolar üzerine düşündürüyor. Zamanında ne kadar sert kurallar koyduğumuzu, bu uğurda nelere sırt döndüğümüzü hatırlatıyor. Ve belki de ilk defa o kurallar yüzünden kaybedilen şeyleri affederek geçmişe bir selam gönderiliyor. Taylor ise başka bir şey öğretiyor: "Sevdiklerine vakit ayırmayı unutmamak…" Çünkü zaman geçiyor ve kalan sadece anılar oluyor. Son olarak Suki… Yazarın, bu yolculuğu başından sonuna kadar özetleyen dost… Suki ile birlikte, biz de yazarın kabulleniş sürecine şahit oluyoruz. İlk başta kulağa tuhaf gelebilir ama sayfalar ilerledikçe fark ediyorsunuz ki… Hayvanlar sadece birer metafor değil; hayatın bizden sakladığı derslerin taşıyıcısı. 45 sayfalık bu incecik kitap, bir saatlik bir okuma süresine sığsa da bıraktığı etki uzun süre sürüyor. Çünkü bu kitap aslında bir iç yolculuk, bir yalnızlık güncesi, bir iyileşme hikâyesi… Yazarın ruhsal yolculuğu olarak tanımlanabilir. Korkuların, yalnızlığın, sevgi ve ihtiyaç hislerinin hayvan dostlar aracılığıyla dile geldiği bu çalışma, hem düşündürücü hem içten. Yazarın kendi iç dünyasını keşfetme cesareti, sayfalara buz gibi ama bir o kadar da hayat veren bir samimiyetle yansımış. Bu kitap, okuma sonrası zihninizde iz bırakacak türden,—küçük ama derin bir yolculuk… Kendini anlatmak zordur. Hele de bunu doğrudan değil de simgelerle, hayvanlarla, sessizlikle yapmak... Ümit Gül bunu başarmış. “Asıl tanımamız gereken, belki de içimizdeki tüm hayvanlar…” Kitapla Kalın.
Edebiyat
Tanıdığım Tüm HayvanlarÜmit Gül · İkinci Adam Yayınları · 202315 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.