·260 syf.····Okunma: 31 Temmuz 2025 15:26 Bazı kitaplar vardır, okurken sizi içine çeker. Bulantı onlardan biri değil.
Açık konuşmam gerekirse zorlandım. Dili ağır, cümleler uzun, betimlemeler çok fazla. Ana karakter Roquentin'in varoluş krizini sayfa sayfa takip etmek, zaman zaman beni de kendi düşüncelerime gömdü ama çoğu zaman “ne oluyor şu an?” diye düşündürdü.
Romanda belirgin bir olay yok, bir akış hissi de yok. Daha çok karakterin iç dünyasına, sorgulamalarına tanık oluyoruz. Her şey anlamsız geliyor ona. Ve bu “anlamsızlık” duygusu, bir mide bulantısı gibi üzerimize çöküyor.
Sevdim mi bilmiyorum. Sorgulattı, zorladı, düşündürdü. Belki de Sartre’ın istediği tam olarak buydu.