Kalbimin yerini hissetmek istediğim vakitlerde satırlarında buğday tarlalarında koşar gibi gezindiğim toprağını gözyaşlarım ile ıslattığım eser. Toprak Ana... Bilmiyorum kelimeler duygularımı anlatmaya nasıl yeter? Gerçi Cengiz Aytmatov'u ve eserlerini anlatmaya gelince kelimelerin bile nutku tutulur. Kim der ki bir savaş kitabı tek bir bomba patlamadan böylesine hissettirebilir. Tek bir tüfek sıkılmadan böylesine acıtabilir.. Satırların sonu geldiğinde biten kitaplar olmuyor bazen.. Özellikle Cengiz Aytmatov okuyorsanız kolay kolay kitabını bitirmeye gücünüz yetmiyor. Eninde sonunda biten siz oluyorsunuz. Kelimelere can üflüyor yazar. Ah Tolgonay.. Ana! Aynı yolu seninle kan ter içinde gözyaşı içinde gözledim. Her sayfa gün oldu ay oldu yıl oldu. Ah Suvankul.. Kasım, Caynak.. Ah Alimanım... Ah benim canım canım Maysalbekim!.. Elinden beyaz tebeşiri ve cetveli alıp asker tüfeğini veren bu düzene ah!!!
Ne trenler geldi geçti bu diyarlardan.. Hangisi Maysalbek'in ana çığlıkları kadar sesini göğe ulaştırdı?
Toprak Ana...Toprak Ana! söyle gerçeği.. İnsanlar savaşmadan yaşayamazlar mı?