Olasılıksız, beni resmen içine çeken, okudukça düşündüren ve sorgulatan bir roman oldu. Başta biraz karmaşık gibi görünse de ilerledikçe olayların iç içe geçmesi, karakterlerin hikâyeleri ve özellikle olasılık teorileriyle harmanlanmış anlatım beni çok etkiledi.
Kitap sadece bir gerilim romanı değil, aynı zamanda bir zihin oyunu. Tesadüf sandığımız şeylerin arkasında yatan ihtimalleri, insanın kaderini ne kadar değiştirebileceğini ve “eğer”lerin hayatımızdaki gücünü sorgulattı bana. Özellikle David Caine karakteriyle kendimi sık sık özdeşleştirdim. Onun yaşadığı psikolojik gelgitler, inançla mantık arasındaki çatışmalar gerçekten çok başarılı yansıtılmış.
Bazı yerlerde beynim yandı desem yeridir ama yazar öyle bir ustalıkla yazmış ki, kopmak mümkün değil. Bittiğinde elimde kalakaldım. Düşünmem gereken çok şey vardı. Ve evet, tekrar tekrar bazı sayfaları okudum.
Eğer bilim, felsefe, aksiyon ve psikolojik gerilim türlerini seviyorsanız, bu kitap tam size göre. Okuduktan sonra dünyaya biraz daha farklı bakacaksınız. En azından ben artık öyle bakıyorum. OlasılıksızAdam Fawer