Gönderi

Puan vermedi·1088 syf.··
2025 20. kitabı
~Kısaca Özeti- Said Paşa İmamı Ramazan ayında bir iftarı anlatır. Sultan’ın annesi Valide Sultan, yalıda görkemli bir mevlit tertip eder. Orada bir sahne anlatılır. Nasıl geldiğini, zengini fakiri ile oradaki kıyafetleri de anlatır. İkramların gelişini gidişini anlatır. Sonra Valide Sultan kızar: — Nerede kaldı bizim Sait Halim Paşa imamı? Gelmeden mevlit başlamasın, der. Sonra insanların arasındaki dedikoduyu anlatır: — Onsuz okunamıyor mu, bir tek o mu var? Valide Sultan tekrar kızar. Sonra mabeynden haber gelir: — Tamam, başlayın mevlide. Artık mevlidin sonlarına doğru gelmeye başlanır, hâlâ bizim beklenen hafız yoktur. Valide Sultan: — Bizzat o okuyacak, dedi. Adam hâlâ ortada yok. O sırada yaklaşan bir kayıktan Boğaz’a yakıcı bir seda yükselir: — Sen Ahmed’i Mahmud’u Mümecced’sin Efendim! Diye birisi haykıra haykıra bir kaside okur. Beklenen hafız geliyor, geciktiğini de anlıyor. Sandaldan başlıyor okumaya. Valide Sultan kıyıya kadar iniyor: — Neredesin? Hocalar vefasız olursa, sözüne riayet etmezse biz kime kaldık? Bu saatte mi gelinir? — Validem, diyor, kızmadan bir dinle. Tam buraya gelecektim. Yeni Cami’nin önünde bir kadın geldi, yolumu kesti. “Benim oğlum şehit,” dedi. “Bugün de seneye devriyesi; bir mevlit okutayım dedim. Elimde 5-10 kuruş para var. Ona gittim, buna gittim. ‘Okunmaz bu paraya, okunur mu?’ dediler. Şimdi sana geldim, ne olur evladım, bir gel de bir şey oku; bizim evdeki garip gelinimi sevindir. Sen de reddetme beni. Zaten elim ayağım düşmüş, çocuğumu kaybetmişim. Gelinimin başı eğik, dağ gibi bir evlat gömdüm. Beni reddetme evladım.” — Düşündüm; sen sultansın, sana okuyan bulunur. Ama bu garibe kim yardım edecek, bu garip kime gitsin? O yüzden, diyor, saraya gelmektense onu tercih ettim. Valide Sultan da diyor ki: — Tamam, ağlatma yeter. Baştan bir daha mevlit okuturum sana, bu dava da biter.
SafahatMehmet Âkif Ersoy · Beyan Yayıncılık · 20077,5bin okunma
·
50 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.