Puan vermedi·260 syf.····Okunma: 03 Ağustos 2025 13:23 İstanbul'da başladığım kitabı, Ayvalık'ta bitirdim. İki gün sürdü sanırım satırlara ayırdığım süre ama sadırda ne kadar devam edecek bilmiyorum etkisi.
Ayvalık'ta, zeytin ağaçlarının hemen yanıbaşındayım...ilk defa canlı olarak zeytin ağacı görüyorum...yaşlı bedeninde kol kol kendine sarılan bir varlık...sanki ruhu var bu ağacın ve bedenine sahip çıkıyor...tıpkı bir insanın yapması gerektiği gibi...
Tane tane zeytinler ağaçlarda...ince yaprakları... yaprakların renginde ve ritminde bir şiir duyumsuyor insan...bir ruhu olması lazım zeytin ağacının...insana bu kadar tesir etmesi aksi halde mümkün değil...
"Ne kadınlar sevdim zaten yoktular." Yıllardır zihnimde yankılanır durur bu mısra. Tâ lise yıllarında kulağıma çalınan bu ses, o yıllarda anlamını bilmesem de bende yer etmiş... kadına karşı cehaletimi her zaman itiraf ettim...lise yıllardan bir sesi manasını kavramaksızın saklıyor oluşum da bu cehaletin bir parçasıdır sanırım...
Nasıl birleşecek tüm bu yazdıklarım değil mi?
"O'nun nuru, içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer. O ışık bir cam içindedir, cam ise, sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır; bu ne yalnız doğuda ve ne de yalnız batıda bulunan bereketli zeytin ağacından yakılır. Ateş değmese bile, nerdeyse yağın kendisi aydınlatacak!"ez
Nur ayeti olarak da bilinen Nur suresi 35.ayet gelmişti Amit ile Labanya arasında şiirselliğin zirvesine uzanan diyaloglarda. Labanya, Amit'in şiir tutkusunun bir nesnesi olmaktan çekiniyordu aralarındaki ilişkide. Belki de Labanya'yı tüketiyordu Akit bir aşk ve şiir nesnesi olarak. Belki hayal bir kadına ihtiyacı vardı Amit'in duygulasal bir anjiyo için.ve Baniya bunun farkında olarak uzak durmaya çalışıyordu kendini çeken bu girdaptan.
Yine mi birleşmedi? Zeytin ağaçlarının yanındayım...ve anlıyorum ki neredeyse ateş değmeden aydınlanacak bir zeytin yağıdır şiire konu olan kadın. Ve mutlaka hayal kadındır o...çünkü her kadın en çok hayalken güzeldir.
Mecnun bir gün çölde giderken Leyla'nın kayaya çizilmiş resmini görür ve üstünü karalar. Görenler onu kınarlar çünkü sevdiği kadının resmini çizmiştir. Mecnun şu güzel cevabı verir: "Leyla ile arama gidiyordu"...