·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Ağustos 2025 00:00 Kitap, modernleşmenin etkisiyle kendisine yabancılaşan, kalabalıklar içinde yalnız hisseden ve iç çatışmalar yaşayan insanlardan bahseder.
Şu anki toplumumuza ayna tutuyor.’50’li yıllarda yazılmış bir kitapta şimdiki zamanı yaşıyoruz gibi bir şey, eski yazarların ne güzel öngörüleri varmış..
Romanda; aynı evde yaşayan, birbirlerinden çok farklı düşünce ve davranışa sahip, hayatın amacını arayan 3 kardeş resmetmiş: Samim, Besim ve Mefaret. Bunlardan yola çıkarak doğu-batı, madde-mana, ruh-beden, idealizm-materyalizm gibi ikilemler ortaya çıkıyor ve hayat sorgulanıyor. Kitabın başkahramanlarından Samim, dünyayı daha yaşanır kılan, güzel hayaller içeren ‘Simeranya’ adında bir ütopya ülkesi yaratmak istemekte. Yazdığı ‘Simeranya’ adlı kitabında ideal bir eğitim sisteminin yeteneğe bağlı olduğundan da bahsetmeyi unutmamış, ki ben de bunu daima savunurum.
Ayrıca Samim’e göre herkes iki kişilikte doğmuştur; birinci benliğimiz herkese gösterdiğimiz kimliğimizdir (vitrinlik), ikincisi de kendi içimizde var olan birinci benliğimizden bile gizlediğimiz kişiliğimiz (gizli benlik). Hangi benliğimiz hayatımızda ağır basıyor; 2. benliğimizi 1. benliğimizden gizlemeyi başarabiliyor muyuz, yoksa 2. benlik ağır basıp bizi farklı yollara doğru itiyor mu? Bu sorunun cevabını merak ediyorsanız kitabı okumanızı öneririm..
Son olarak kitaptan aklımda kalan düşünmelik bir söz:
“Tecrübeden sonraki idrak,
Evvelkinden çok daha pahalıdır.”
(S. 134)