Gönderi

10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 295. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2024 00:00
"PARKİNSONLU AVUKATTAN KÜÇÜK BİR HİKÂYE" "İnsanın sadece et ve kemikten ibaret olduğunu varsayan modern tıp spiritüel yanımızı yok saymakta," deyip devam ediyordu, "İnsan 'bütün' olan evrenin bir parçasıdır. Evrende var olan her şey görünmez bir zincirle birbirine bağlıdır. Evren denilince aklımıza taş ve metalden ibaret cansız gezegenler, sayısız sönmüş yıldızlar gelir. Oysa o canlıdır; atan bir kalbi olan, sonsuz akıl ve yaratıcılığa sahip, bizi dinleyip gözleyen, isteklerimize inançlarımıza ce vap veren, kudretli bir güçtür. İster Tanrı diyelim, ister enerji, görünen ve bilinen dünyanın dışında bir gerçeklik olduğu kesin." Hiç düşündünüz mü? Her şeyi doğru yaparken, sağlıklı yaşarken, planlarını tam yoluna koymuşken… Hayatın sizi köşeye sıkıştırması ne kadar adil olurdu? Bu kitap tam da böyle bir yerden başlıyor. Bir sabah kalkıp sıradan bir gün geçireceğini sanırken, aslında hayatının tamamen değişeceği bir başlangıcın içinde buluyorsunuz kendinizi. Ve baş karakterimiz Arif de aynen bunu yaşıyor. Arif, başarılı ve saygın bir avukat. Hayatına titizlikle yön vermiş, sağlıklı yaşamı hayat felsefesi edinmiş, ailesine düşkün, kariyerinde yükselmeyi başarmış biri. Ama kaderin planı farklıdır. Bir gün, yüzme sırasında vücudunda başlayan küçük bir uyumsuzluk, onun için büyük bir yolculuğun habercisi olur: Parkinson teşhisi. Bu noktadan sonra Arif’in hayatı artık eski hayatı değildir. Güçlü kalmak ister, ama bir hastalık insana sadece bedenen değil, ruhen de çelme takar. Tam da kendi içine çekildiği, hayattan koptuğu bir dönemde karşısına çıkan “Sıra Dışı Eğitim” semineri, Arif için yeni bir kapı olur. Ve burada tanıştığı Atilla, onun için sadece bir yol arkadaşı değil, âdeta yeniden doğmasına vesile olacak bir dosttur. Birlikte çıktıkları bu yolculukta, Arif’i sarsacak büyük bir haber, hayatının yönünü bambaşka bir noktaya çeker. Daha önce hiç gitmediği yerlere gider, hiç düşünmediği kararlar alır. Ama asıl mesele şudur: Kendine yeniden inanmak. Kitap boyunca Arif ve Atilla’nın hikâyeleri, sadece hastalık değil, kabulleniş, içsel dönüşüm ve dostluk temaları üzerinden derinleşiyor. İkisi de hastalıkla savaşıyor ama en büyük mücadele, kendi iç dünyalarında yaşanıyor. “Ölüm” kelimesini her gün düşünseler de, yaşama yeniden tutunmanın yollarını, birbirlerine verdikleri destekle buluyorlar. Kitap, bu dayanışmanın bir insanı nasıl dönüştürebileceğini gösteren canlı bir örnek. Kitabın ismi her ne kadar “küçük” dese de aslında büyük bir yaşam dersi barındıran bir kitap. Çünkü bu hikâye; sadece bir hastalıkla mücadeleyi değil, insanın kendi iç yolculuğunu, yeniden doğuşunu ve en önemlisi hayata tutunma çabasını anlatıyor. Arif’in kabullenemediği anlar, isyanları, umutlanmaları ve dostluğu o kadar doğal aktarılmış ki; bir noktadan sonra kendinizi onun yerine koymaya başlıyorsunuz. Çünkü bu kitap sadece Parkinson’u değil, hayatın zorluklarına karşı insanın verdiği mücadeleyi anlatıyor. Kitapta yer alan içsel çatışmalar, Arif’in kendine ve geçmişine dair hesaplaşmaları oldukça sade ama etkili bir şekilde aktarılmış. Hiçbir şey fazla dramatize edilmemiş. Yazar, okura duyguyu fazla zorlamadan, içten bir sesle sunmayı başarmış. Bu kitap sadece bir hastalığın hikâyesi değil; hayatın karşısında dimdik durmaya çalışan bir adamın, yıkılsa da yeniden ayağa kalkma mücadelesi. Dostluk, kayıp, umut, kendini yeniden keşfetmek... Hepsi satır aralarında sizi bekliyor. Hayatınızda “hiç beklemezken” yaşadığınız kırılmalar olduysa, Güçlü görünmeye çalışırken içten içe savaştıysanız, Hayatın sadece inişlerle değil, çıkışlarla da dolu olduğunu hatırlamak istiyorsanız... Bu kitap tam size göre. Üstelik sadece bir kurgu değil; dokunan, düşündüren, dönüştüren bir anlatı. “Hayat bazen beklenmedik bir cümleyle başlar. Ama o cümle sizi, hiç beklemediğiniz bir hikâyeye götürebilir.” Eğer gerçek yaşamdan izler taşıyan, umut veren, hayatın iniş çıkışlarını yansıtan samimi bir kitap arıyorsanız, bu kitabı mutlaka okuyun. Kitaplığınıza değil, yüreğinize koyacağınız türden bir eser. Yazar, bu ilk kitabıyla yalnızca bir hikâye anlatmamış, aynı zamanda birçok insana “yalnız değilsiniz” demiş. Ve bu, bence yazılmış en kıymetli cümlelerden biridir… Kitapla Kalın.
Edebiyat
Parkinsonlu Avukattan Küçük Bir HikayeYüksel Özbey · Anima Yayınları · 202436 okunma
·
56 Gösterim
1 Yorum
Çok güzel anlatmışsınız…kitabı gözünüzle değil kalbinizle okumuşsunuz. Ben yazarken bu kadar mutlu olmamıştım. Teşekkürler sevgili İlknur…
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.