Hepimiz Martin Eden'iz
8/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Jack London'ı ortaokulda duydum. Köpekleri anlatan macera yazarı biri sanıyordum. Neredeyse tüm çocuk klasikleri setlerinde Vahşetin Çağrısı kitabı yer alırdı. Yazarın köpekleri alegori olarak kullandığını bilmiyordum o yüzden Jack London okumadım hiç. Ünlü gazeteci Cem Seymen'in Para Dedektifi programını seyrediyordum üniversite yıllarında. Cem Seymen hemen hemen her programında ismini anıyordu Jack London'ın. İlgimi çekmişti Jack London. Sonra Demir Ökçe kitabını okudum yazarın. O zaman Jack London'ın kim olduğunu anladım ve çocukluk zamanımda macera kitabı sandığım Vahşetin Çağrısı'nı okudum. Artık hayran olmuştum yazara. En sevilen kitaplarını aldım. Ama en büyük eseri en sevilen eseri denilen Martin Eden'e yeni geldi sıra. Bir aşk hikayesi ama ne hikaye. Kitabın yarı otobiyografik olduğunu duymuştum. Nitekim yaşanmamış bir aşk böyle anlatılamazdı bence. Aşk romanlarını hiç sevmem. Ama aşkın böyle anlatılması başka bir şey. Edebiyat sever kitap sever her genç her çocuk her insan bir gün yazar olmak istemiştir. Şiir okuyan şiiri seven herkes yaşamının bir anında illaki şiir yazmayı denemiştir. Dolayısı ile Martin Eden gibi bizde ömrünüzün bir anında yazar olmayı istedik. Martin Eden gibi azimli olamadık. Hayat bir denizdi biz ise o denizin dalgalarında sürüklenen doğru dürüst hayali bile olmayan sıradan insanlardık. Bırakın akıntıya karşı yüzmeyi akıntı yönünde bile yüzmeye cesaretimiz olmadı. Ama gelgelim Martin Eden inanılmaz bir mücadele veriyor o kocaman dalgalara karşı. İnsan üstü mücadele veriyor. Ama... Spoiler vermek istemiyorum. Ben hüzünlendim okurken çok sinirlendim yer yer. Benden incelemesi...
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.