Puan vermedi·736 syf.··
2025 3. kitabı
Kitabı okumakta zoranabilirsiniz çünkü okuyan değil, gören gözün kitabı bu. Gülün Adı’nı okumaya başladığınızda elinizde klasik bir polisiye roman var sanabilirsiniz. Hatta olaylar, karakterler ve merak unsurları sizi bu yanılgıya kolayca sürükler. Ama Eco, ustaca kurgusunun arasında bambaşka bir oyuna davet eder: Okuyucuyu, sadece anlatılanlara değil, anlatılmayanlara da dikkat kesilmeye çağırır. Anlatıcımız Adso, olayların tanığıdır, ama hiçbir zaman her şeyi anlatan değildir. Onun sessizlikleri, kimi detayları atlaması ya da “şimdilik önemli değilmiş gibi” sunduğu ayrıntılar aslında Eco’nun asıl metnidir. Çünkü bu roman sadece bir manastırda işlenen cinayetlerin çözüm hikâyesi değil; bilgiye, inanca, düşünceye, susturulanlara, sansüre, yorumlara ve her şeyin ardındaki niyete dair bir sorgulamadır. Okurken Adso’nun sesine değil, sustuklarına kulak vermek gerekir. Jorge’nin fanatizmi ya da William’ın akıl yürütmeleri kadar, Adso’nun neyi gözden kaçırdığını da fark etmek gerekir. Eco, okuyucusuna sadece bir roman değil, bir okuma biçimi sunar. Bu kitabı okumak bir metni çözmek değil, bir zihniyeti deşifre etmektir. Her satırda göz önünde olanla göz ardı edilen arasındaki farkı fark etmek; her bilgi kırıntısında karanlıkta kalan sesi duymak gerekir. Gülün Adı, en çok da bu yüzden okunmalı: Çünkü her şeyin açık edildiği bir dünyada, gerçeğe giden yol hâlâ sessizlikten geçiyor olabilir.
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
·
16 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.