Geç Gelen Ağıtlar ekseriyetle deneysel şiirlerden oluşuyor. Oruç Aruoba mısralarda nefes alan boşluklar, kelimeleri hecelediği yerler ve anlam kaydırmalarıyla, kelimelerin ahenginden yararlanarak şiirlerinde yapısal bir bütünlük kuruyor. Yazdığı şiirlere Türkçe’nin yanında yabancı dillerden alıntılarla dizelerine has bir dil evreni kuruyor. Serbest ölçüye dayanan dizeler, doğa ve mevsim imgeleri eşliğinde insanın yalnızlığına bir melodramla yankılıyor. İsminin metaforik anlamını bu dizelerde saklıyor. Bazı aralara serpiştirdiği ince ironi kırıntılarıyla şiirlere melankolik atmosfer kazandırıyor.
Aruoba’nın deneysel şiirlerindeki boşluklar ve hecelemeler ses ritmi olarakta, anlamını da uzatarak hem okurken hem de görsel bir düzen meydana getiriyor. Aşağıdaki alıntılar bu yapısal deneyselliği daha iyi göstecektir;
BUĞU
Bu
gün
de
geç
ti
buz
çöz
ülü
yor
göç.
BUĞU: Bugün de geçti buz çözülüyor göç.
YAŞ
IM
Yas
ım
güz
üm
yaz
ım
say.
YAŞIM: Yasım güzüm yazım say.
Kitap, deneysel şiirlerin yanı sıra güzel mısralarla felsefi dokunuşlar da barındırıyor. Sanatla, şiir arasında bir bağ kurmayı seven, okuduklarındaki anlamda farklı detaylar kovalayanlar ve kelimelerin görsel yapısından bile anlam devşirmeye odaklanan okurlar manaları keyifle arayacaktır.
Herkese keyifli okumalar…