İnsan bazen kendinden kaçar ama en çok da kendine yakalanır.
Puan vermedi·188 syf.··
2022 56. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2022 17:38
Öteki Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin 1846 yılında kaleme aldığı Öteki, yalnızca bir adamın deliliğe sürüklenişinin değil, aynı zamanda modern insanın içindeki kimlik çatışmasının alegorisidir. Henüz yirmi beş yaşındaki Dostoyevski’nin, insan ruhunun derinliklerine ne denli erkenden inmeye başladığını göstergesi niteliğinde bir yapıt. İncelemeye başlamadan önce spoilerin yer alacağını belirtmek isterim... Başkahraman Bay Golyadkin, sosyal hiyerarşinin içinde kaybolmuş, bastırılmış duygularla yaşayan, hem görünür olmayı isteyen hem de görünmekten korkan bir figürdür. Toplumun katı yapıları içinde birey olamayan bu adam, zamanla içsel bunalımını “öteki” olarak somutlaştırır. Öteki Golyadkin, onun karanlık yüzü gibidir: daha rahat, daha sevimli, daha başarılı... ama aynı zamanda Golyadkin’in içine sinmeyen, tehditkâr bir yansıma... Bu noktada Dostoyevski, hem Gogol’un Burun ve Palto gibi yapıtlarına göndermelerde bulunur hem de bireyin içindeki "ikilik" durumunu felsefi ve psikolojik bir düzleme taşır. Öteki'nin varlığı bir halüsinasyon değil, Golyadkin’in toplumun çarkları arasında ezilirken bastırdığı arzularının ve korkularının bedenleşmiş hâlidir. Romanın ilerleyişi boyunca Dostoyevski sürekli belirsizlik içinde tuttu beni. Golyadkin gerçekten bir “öteki” ile mi karşı karşıyaydı yoksa deliliğin eşiğinden çoktan mı düşmüştü? Dostoyevski burada yalnızca bir karakteri çözümlemekle kalmıyordu aslında aynı zamanda okuyucusunun zihninde de gerçek ile yanılsama arasındaki sınırı bulanıklaştırıyordu. İşte tam bu noktada, Öteki, yalnızca bir edebî metin değil, aynı zamanda bir psikolojik deney hâline gelmişti. Dostoyevski’nin kaleminde Petersburg soğuktu, gri ve yabancı. Bu şehir, bireyin yalnızlaştığı, kimliğini yitirdiği, anonimleştiği modern toplumun metaforuydu aslında. Golyadkin’in kaygıları, günümüz insanının da hâlâ sıklıkla yaşadığı dışlanma, yetersizlik ve tanınma arzusu gibi duygularla örtüşebilir. Romanın sonuna doğru Golyadkin'in ruhsal çöküşü tamamlanır ve toplumun dışında bir “hiç” hâline gelir. Tıpkı birçok Dostoyevski karakterinde olduğu gibi, çöküş bir yıkım değil; aynı zamanda bir "uyanış"tır. Çünkü insan, kendi karanlığıyla yüzleşmeden aydınlanamaz. Öteki, yalnızca 19. yüzyıl Rus toplumuna dair bir eleştiri değil; evrensel bir birey portresidir. Dostoyevski’nin dehası, sıradan bir memurun hikâyesinde dahi insan ruhunun derinliklerini gösterebilmesindedir. Golyadkin’in yaşadığı kriz, aslında her insanın içsel karanlığıyla yüzleşmek zorunda kalacağı o kaçınılmaz anın bir temsilidir.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.