Yine elimde günlerce sürünen ve bitiremediğim bir kitap daha... Yani olmadı, okuyamadım. Aslında her şey çok güzel başlamıştı. Sergio ile yola devam etsek tadından yenmezdi. Tam bir historical gibi başlayıp Türk filmine nasıl bağladık anlamadım. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, bu eleştirimde kitabı yerden yere falan vurmayacağım. Yazarın kalemi iyiydi, akıcıydı. Okurken zorlanmadım ancak iki yüz sayfayı "hadi kitap okuyayım" mantığıyla okudum. Kitabı elimden bırakmakta zorlanmadım ve masamda dururken de "neler olacak acaba" merakıyla kitabı elime alma isteği gelmedi. Kurgu bana uymadı sizin anlayacağınız. Ayrıca Kont'un sürekli yaşını vurgulaması, kırk bir yaşında olmasına rağmen, sanki aralarında 50-60 yaş fark varmış gibi bir hava yarattı bende. O yüzden de ısınamadım kitaba. Benim için bir diğer sorun da kitapta aşk üçgeni olmasıydı. Ben maalesef bu tarz kurguların insanı değilim. Kitap mükemmel de yazılsa okuyamıyorum. Yarım bıraktığım için puanlamayacağım. Tabii bunda, Türk yazar olmasının da parmağı var. İnsanların eline kitap almaya bile üşendiği şu devirde yazarlarımıza ne olursa olsun sahip çıkmamız gerektiği görüşündeyim. Bu yazdığım eleştiriler tamamen benim kişisel görüşlerimle ilgili. Eğer kurguyla ilgili bahsettiklerim sizin için sorun değilse yazarın kalemi akıcı olduğu için tavsiye edebilirim. Herkese keyifli okumalar.