·495 syf.····Okunma: 07 Ağustos 2025 10:51 Alışılagelmiş PKD kitaplarından değil ama PKD'nin zihnini anlamak için belki de en önemli kitaplarından. Distopya değil, ütopya değil, bilimkurgu hiç değil ama insanların aldıkları kararlara ve kafa karışıklıklarına bakınca kitap aslında bunların hepsini kapsıyor.
Radyo tamircisi olarak çalışmak istemeyen, kendinde daha fazlasının olduğuna inanan Stuart fark etmese de hayatı boyunca hep bir arayış içindedir. Toplumun alışılagelmiş yaşantısına da boyun eğen Stuart evlenmiş ve çocuk sahibi olup sıradan bir işte çalışmaya başlamıştır. Ama içinde büyük bir boşluk vardır. Bu boşluğu doldurmak için resim yapar, sosyal ortamlarda kafa dağıtır, evlenir, o da olmaz çocuk yapar, bir işe girer ama bir türlü içindeki boşluğu dolduramaz. Bir gün dini bir cemiyetin toplantısına denk gelir ve aslında öyle bir görüşü yokken içindeki boşluk yüzünden bu tarikatı takip etmeye başlar. Kendini buna adayıp adamama konusunda çelişkiler yaşar. Dünyanın sonunun geldiğine kendini inandırır ve bütün insani dürtülerini yaşamak ister ve kendini bulma yolunda ilerlerken kendini iyice kaybeder. Kendini, çocuğunu, işini, ailesini, itibarını yerle bir eden adımlar atar ve bir sürü olayın içine karışır.
Kitap cidden çok uzun ama film izler gibi soluksuz okuyup, bir çırpıda bitirebilirsiniz.
PKD her okuduğum kitapla kendine hayran bırakmaya devam ediyor.