10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 384. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2025 00:00
"BİR GÜN BELKİ HAYATTAN" "İnsanın hayatı nasıl da pamuk ipliğine bağlı.. Bir gün belki hiç beklemediğimiz bir anda nefes alabildiğimiz son günümüze uyanacağız, son yemeğimizi yiyeceğiz, sevdiklerimize son kez sarılıp onları öpeceğiz ve bu dünyadan geçip gidecegiz. Veda etmeyi bile düşünmeyeceğiz belki. Ya da içimize doğacak bir şeylerin yaklaştığını bileceğiz başımıza gelmeden ama konduramayacağız." Hayatın içinde öylesine akıp giden küçük anlar vardır; kimi zaman gözden kaçar, kimi zaman ise yüreğe işleyip bir ömür iz bırakır. Bazen bir kitap alırsınız elinize, sayfalarını çevirdikçe kendinizden bir parça bulursunuz içinde. Yedi öyküden oluşuyor kitap. "Bir Gün Belki Hayattan...” Ne güzel bir cümle başlangıcı… İçinde umut var, bekleyiş var, geçmişin gölgesi ve geleceğe dair bir ihtimal. Her biri birbirinden etkileyici, her biri hayatın tam içinden. Her öyküden sonra biraz durup düşüneceğiniz türden. Yazarın kalemiyle bu kitap sayesinde tanıştım ve ilk sayfadan itibaren yalın, samimi ve içten dili beni içine çekti. Her öyküde sade bir anlatımla derin duygulara ulaşmak mümkün. Abartıdan uzak, fazlalıktan arınmış bir üslupla yazılmış metinler; içtenliği ve sıcaklığıyla sizi yormadan ama düşünmeye teşvik ederek ilerliyor. İçlerinden biri var ki, kalbimde ayrı bir yeri oldu: Semerci İbrahim. Emekli olduktan sonra semer yapmaya devam eden, işini hakkıyla yapan, haksızlığa asla göz yummayan, çalışkan ve dürüstlüğüyle herkesin güvenini kazanmış, biraz inatçı ama bir o kadar da sevgi dolu bir dede, onurlu bir Anadolu insanı. Torunlarıyla olan ilişkisi, eşine karşı tavırları, haksızlığa karşı gösterdiği dik duruş beni çok etkiledi. Elektrik direği olayında gösterdiği kararlılık hem güldürdü hem düşündürdü. Onun torunlarına olan sevgisi, eşine karşı tutumu ve kararlı kişiliği; hepimizin hayatında yer etmiş bir “büyük”ü hatırlatıyor. Bu öyküde, özlediğimiz insan sıcaklığını, değerleri ve eski zamanların o güzel ruhunu buldum. Yazar, sadece sıcak aile hikâyeleriyle değil, insanın kalbine dokunan yaralı ruh hâllerini de başarıyla yansıtmış. 'Yaralı At' öyküsü, bir yandan metaforik anlamlar taşırken bir yandan da gerçek bir duygusal yük taşıyor. Özellikle Gizem ve Emre'nin öyküsü, beklenmedik bir sonla bitiyor ve okurun zihninde iz bırakıyor. Gizem’in yaşadığı şaşkınlık, hayal kırıklığı ve kabulleniş hâli o kadar gerçekçi ki gözlerim dolmadan edemedim. Hayatın sürprizlerinin her zaman güzel olmadığını ama bazen büyütücü olabileceğini düşündürüyor. Bir diğer unutulmaz öykü ise 'Babamın Hikâyesi'. Bu kez bir kızın gözünden, babasına dair hislerini, kaybın bıraktığı boşluğu okuyoruz. Yazar burada çok sade ama bir o kadar da güçlü bir anlatım kullanmış. Sevgiyle büyütülmüş bir çocuğun babasına duyduğu bağlılık ve o kaybın ruhunda açtığı boşluk, öyle duru bir dille aktarılmış ki gözleriniz dolmadan edemiyorsunuz. Bu öykü, “bazı eksikler hiç kapanmaz” dedirtiyor insana. Kitap, sadece bir öykü kitabı değil; aynı zamanda bir hayat aynası. Her yaştan okura dokunabilecek, içinden en az bir karakterle bağ kurabileceğiniz öyküler barındırıyor. Yaşanmış ya da yaşanabilir hissettiren öyküleriyle bizleri hayatın içinde kısa bir gezintiye çıkarıyor. Kimi zaman köy evlerinde, kimi zaman bir sokak arasında ya da bir çocuk bakışında kendimizi buluyoruz. Kitaptaki her öykü, birer pencere gibi; birini açtığınızda çocukluk anılarınıza, diğerini açtığınızda büyüklerin nasihatlerine, bir başka pencerede ise hayal kırıklıklarına ya da umuda rastlıyoruz. Hayatın hızına küçük bir ara vermek isteyenler için, içsel bir nefes gibi… Kahvenizi alın, pencereyi aralayın ve kendinize şu soruyu sorun: Bir gün, belki hayattan ne beklersiniz? Cevap bu kitapta gizli olabilir. 'Hayat kısa, iyi hikâyeler uzun iz bırakır.' Kitapla Kalın.
Edebiyat
Bir Gün Belki HayattanSeda Akdoğan Atasoy · Amorf Kitap · 202315 okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.