Ur a good father, Ender.
10/10
·617 syf.··
Beğendi
·
2025 57. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 14:14
Xenocide bana butun duyguları yaşattı. Ne anlamda dusunurseniz dusunun, bana cidden her seyi yasatti, tattidi. Cok guzel bi kitap ti ya xenocide. Benim icin yeri ayri, bazilari cok geveleme yapti, cok gereksiz yerleri vardi falan diyor, sunu soyleyeyim, ben asla oyle düşünmedim, her sayfasi ayri guzeldi, her bolumu ayri bir dunyaydi. Ender serisi zaten direk mukemmel bir bilimkurgu serisiyken, xenocide bambaska bi leveldi. Hersey aciga kavustu ya benim icin. Jane in gecmisine ne demeli? Ah jane ah... meger neymişsin sen? Her bolumun basinda domuzcuklar ve hive queen arasinda gecen konusmalardan oyle ayri bi zevk aldimki, sanki kasten koymus yazar. En basindan baslamak gerekirse... ve sanirim spoiler li kisim olucak. Kitabi valentine ve ailesinin lusitania ya yola cikmasi ve aynanda da mironun sakat sekilde lusitania yi terk etmesiyle bitirmistik. Descoladayi hatirliyormusunuz? Hani su pipo nun kizini öldüren ve domuzcuklarin 3. Hayatina sebep olan virus, heh iste onu aklinizda bir kenara yazin, cunku kitabin ana konusu bu varelse olan ve asla asil amacinin ne veya kim tarafindan olusturuldugunu bilmedigimiz virus olucak, Descolada. Size emin olun kitabi benim gozumden anlatamam. O kadar bayildimki, descoladanin akilli bir virus olup kendi stratejilerini gelistirmesine, grego nun kocaman adam olup 30 lu yaslarina gelipte bi fizikci olmasina, hive queen in ender e olan takintiligina, jane in ender in bir parcasi olmasina, inside ve outside a, path daki bu kendini hor goren minik kiza, peter 2.0 a, olhadonun enderi baba figuru olarak gormesine, quara nin descoladayla kurdugu o degisik bağ'a, ve daha bircok seye resmen hayran kaldim... anlamiyorsunuz, cunku okumadiniz. Hala dun gibi hatirliyorum, grego ender in kucaginda altina yapmisti, ne gülmüştüm. Iste o grego kocaman adam olup da fizikci olmus. Oyle duygulandimki. Yada olhadonun enderle olan o baba ogul iliskisi? Ahh ender ah... valentine diyor: 'ah, yani enderin bir cocugu vardi...' Evet, vardi val. Hemde enderin ne guzel bir bir cocugu vardi... mironun olhadoyu ilk gordugunde ben mirodan daha duygusallastim. Aile kurmuştu olhado, bir baba, bir eş olmuştu, mutluydu ya o. 'Miro geri geldiginde belkide evlenmis olucam, tipki bir yabanci gibi olacağız...' -olhado Ender guzel bir baba olmustu onlara. . . . Gelelim path'a. Ben en cokta han fei tzu ya üzülüyorum, kizi icin yapmadigi sey kalmadi. Ama yinede kizinin ozgurlugunu goremeden goçtu gitti han fei tzu. Ilk once karısı, sonrada kizi öldü ellerinde, elinden bir sey gelmedi, yapabildigi her seyi yapti. Her seyi. Wang mu olmasaydi han fei tzu daha once umudunu kaybedecekti. Wang mu onun gercek kizi olmasada biricik kizi olmuştu. Qing jao da babasinin biricik ve en guzel kiziydi. 'Don't believe it, my Gloriously Bright daughter. I am not a perfect servant. I love you too much to be truly righteous. I love you more than I love my duty. I am not I Ya. You have nothing to fear at my hands.' Gloriously Bright. Han fei tzu kizini oyle seviyorduki, onun icin hukumete karsi geldi, Congress e karsi geldi. Sadece kizinin ozgur olmasini istedigi icin. Most important of all her words were these, at the very end. ‘Mother,’ she whispered. ‘Father. Did I do it right?’ And then, said her disciples, she smiled and died. Sadece şunu bilki, han fei tzu, kizin da sevi seviyordu. Ne kadar kotu bir sey ya, sirf digerlerinden daha zeli oldugun icin hukumetin bir yontem bulup -godspoken kavrami- senin zekani digerleriyle esitlemek ve senin butun zekani ve potansiyellerini kullanamamani saglayacak bir sey bulup onu sana sanki, sen daha guzel ve daha yuce bir sey yapiyormussun gibi gostermesi ve dayatmasi. Kitabin basinda han fei tzu zaten diyordu: 'O gods, he thought, if I knew that by cutting off an arm or cutting out my liver I could be rid of you forever, I would seize the knife and relish the pain and loss, all for the sake of freedom.' Onlar, ozelliklede qing jao, asla ama asla ozgur olamadı, olmayi isteyemedi. Istemeyi bile kendine yakistiramadi, bunun anlamini kavrayabiliyormusunuz? Isteyemedi bile. Bence bu kitapta en uzunulmesi gereken kişi asla ozgur olamayan qing jao. Bu kitapta kaybeden kisi o oldu. . . . Planter guzel bi arkadasti. Elayla olan bagina ayri bi sekilde eridim. Ender sey diyordu, onlarin arasindaki bag ayni ben ve valentine arasindaki bag gibiydi. Unutulmayacagim kesin, planter. Novinha ve ender? Ah lutfen o ikisi hakkinda konusmayalim. Hala onlar hakkinda dusunucek cesareti kendimde bulmus deilim. Uzuluyorum sadece... Ama sonra sey diyorum, iyiki jane var. 'You've got me,' she said. 'And our relationship has been chaste all along.' Ve aynen de jane in dedigi gibi, ender ve jane birbirlerine bağlılar. Ender yoksa jane de yoktur. Jane yoksa ender de ayni sekilde yoktur. Cunku jane, ender in icinde, onunla bagli. . . Last but not least, kendimi jane e daha cok çekilmiş hissediyorum. Ama ayni sekilde hive queen fanida oldum sanirim.
SoykırımOrson Scott Card · Altıkırkbeş Yayınları · 2011124 okunma
·
126 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.