Bahşi lakabıyla tanınan Yunus ve bir papazın kızı olan Kaknusia'nın aşklarını, yıllar boyu süren ayrılıklarının hikayesini anlatıyor yazar Aşk Hikâyesi 'nde. Evlenmek isteyen bu iki gencin karşına Kaknusia'nın babası çıkar. Birbirlerini seven gençler çareyi kaçmakta bulurlar ama bu kaçış ayrılıklarının da başlangıcı olacaktır. Tam yirmi yedi yıl süren bir ayrılık...
Sultan I. Ahmed döneminde geçen hikaye de buram buram İstanbul'u soluyarak, amansız bir kavuşmayı bekliyoruz. Yirmi yıldır kayıp sevdiğini arayan Bahşi, Sultan I. Ahmed'in Mimarbaşı Sedefkâr Mehmet Ağa'ya yaptırdığı eşsiz caminin temel atması esnasında kalabalıklar arasında bir çift göz görür ve yirmi yıllık hasretinin bittiğini düşünür.
Hikaye güzel bir aşk hikayesi. İnsanda böyle bir aşık, öyle sevilen bir maşuk olma hissi doğuruyor. Ancak ilk görüşte aşk mevzusunun biraz abartıldığını düşünüyorum. Birde aşık birini gören herkes hemen yelkenleri suya indiriveriyor. O durum biraz fazla optimist bir yaklaşım olmuş. Ama yine de tarihi aşk romanları sevenlerin kitabı beğeneceğini düşünüyorum. Sultan I. Ahmet'in, Safiye Sultan'ın hikayeye sentezlenmesi güzel bir tat katmış.
İyi okumalar...