Puan vermedi·904 syf.····Okunma: 21 Ağustos 2025 12:50 Çok karmaşık ve uzun bir kitap. Kitabı okurken her zaman şu soruyu sorarım kendime . Yazar bu kitabı hangi saiklerle ve neden yazmıştır. Dostoyevski Ecinniler kitabını niye yazmıştır? Bizlere ne mesaj vermek istemektedir ? Neyi eleştirmiştir ve bize gösterdiği ibre nedir? Dostoyevski her şeyden önce şu felsefe üzerine bu kitabı yazmıştır : Tanrı yoksa her şey mübahtır . Bu üzerine düşünülmesi gereken bir sözdür çünkü kitabın zemininde bu felsefe yatmaktadır. Tanrı yoksa , ahlaka ne gerek var mesela? Bu söz üzerine Rusya ‘yı yaşadığı dönem itibariyle saran ideolojilere ve felsefik düşüncelere derinden bir eleştiri sunmaktadır kitaptaki kahramanlar üzerinden bize Dostoyevski. Batı hayranlığı üzerine Rus halkını beğenmeyen Karmanizov adlı yazar , Dostoyevski’ nin çağdaşı olan Turgenyevdir mesela. Rusya’nın ihtiyacı olan şey Batı’dan ya da herhangi bir yerden gelen ithal düşünceler ve felsefeler değil kendi özüne yönelmesi gereken , iç dinamiklerine sıkı sıkıya bağlı olması gereken Rusya ideali vardır Dostoyevski’nin. Kitabın ismi üzerine de düşünmek lazım. Cinlenmiş kelimesiyle Rusya’yı dönemi itibariyle kuşatmış olan düşüncelerin sahiplerini kastetmektedir Dostoyevski. Nikolay , Petruşa , Kirilov birer ecinnidir ona göre. Kitap kahramanların Nikolay ( Varvara Petrovna’nın oğlu ) varoluşsal nihilisttir ve Tanrı ‘yı inkar etmekle ahlaki çöküntüye uğramanın cisimleşmiş halidir yazara göre.Petruşa ise gizli siyasi örgütlenmenin lideridir ve benim anladığım kadarıyla anarşist bir ideolojiyi takip etmektedir. Rusya o dönemde bu ideolojilerle ve düşüncelerle sarsıntılı bir dönem geçirmiştir kitaptan anladığım kadarıyla ve tarihsel bir yanı da bulunmaktadır bu nedenle. Devrim öncesi Rusya çalkantılı bir düşünce dönemi geçirmiştir diyebiliriz. Nihilist dünya görüşünün eleştirisi yapılır kitapta yine başa dönüyoruz: Tanrı yoksa hiç bir şey anlamlı değildir . Fakat öyle midir ? Bunu sorgulamak gerekir. Bu dünya görüşünde herşeyin ya da hiç bir şeyin anlamı yoksa İYİ İNSAN olmam için bir gerekçem de yoktur. Ama gerçekten böyle midir bu tartışmaya her zaman açık bir konudur. Kirillov karakteri başka bir ecinnidir . Tanrı’ nın yok olduğunu inkar etmenin son noktası olan felsefi intiharı gerçekleştirir kitapta. Tanrı korkusunun insanları ele geçirdiğini ve özgür iradelerinin bu korku nedeniyle kısıtlandığını ve buna başkaldırı olarak intiharın en mantıklı seçenek olduğunu göstererek nihilizmin ne kadar tehlikleli sonuçları olabileceğini bize göstermek istemektedir yazar. Tanrı varsa ahlak, anlam var yoksa her şey çöp mü ? Bunu ömrümün sonuna kadar sorgulayacağım. Bizi tutan Tanrı mı? Bu Tanrı iyi mi o zaman ? Tanrı korkusuyla yapılmamış bir kötülüğün samimiyeti ne kadar geçerli ? Esas Tanrı vicdan dediğimiz şey mi?
Bizim toplumumuzda da ince alay konusu olmuştur ithal düşüncelere yönelen dönemin gençliği yazarlarımız tarafından. Dostoyevski’ nin ne kadar büyük bir insan olduğunu hatırlatıyor bu kitap bana.