Gönderi

10/10
·200 syf.·
Beğendi
·
2025 22. kitabı
Açıkçası lafı uzatmaya gerek yok, kitap tam bir şaheser benim gözümde. Bundan dolayı bu kitabın oluşum aşamasında emeği geçen herkese teşekkür ederek başlamak istiyorum, kafama takılan olayları açıklayıp yeni bilgiler öğrenmemi sağladığı için. Yazarın üslubu sade ve akıcıydı, bundan dolayı okurken herhangi bir zorluk yaşamadım, hatta olayları heyecanlı bir şekilde takip ettim diyebilirim. Biraz da içeriğinden bahsedecek olursak, yazar bizlere İstanbul'un kaybolan tarihini, daha doğrusu tarihi yapılarını, evvelinde geçen o yapıyla alakalı olayları veya şahsiyetleri okuyucunun kafasını karıştırmadan, yerinde bilgiler vererek ve bunu yaparken de kronolojik sıraya dikkat ederek, özet havasında işlemekte, ardından da yapının akıbetini bizlere iletmekte. Kitapta 1935 yılında ülkemize davet edilen Henry Prost'un imar planının, Lütfi Kırdar'ın İstanbul'a vali olduğu tarihte planın uygulanmasının hız kazanmasını, ardından da Menderes döneminde zirve yapmasını, yani önüne geçen her yapıyı sözde yol yapma bahanesiyle yıkıp adeta şehrin uzuvlarını birer birer koparmasını görüyoruz. Ne acıdır ki ülkemiz gerek sosyal gerekse kültürel değerlerinden Menderes ve onun gibi sözde vatan sevdalıları(!) yüzünden mahrum kalmış, bahse konu değerler bir hiç uğruna tarihin tozlu raflarına gömülmüştür. Yazımın başında da belirttiğim üzere, yazara gözümün açılmasını sağladığından dolayı teşekkür ediyorum. Umarım bu yazıyı okuyan insanlar da yazdıklarımı dikkate alır, en azından kimin ne olduğunu sorgulamaya başlar.
Kaybolan Tarihin PeşindeMehmet Dilbaz · Timaş Yayınları · 2019104 okunma
·
110 Gösterim
1 Yorum
su incelemeden sonra kitaba baslamaktan baska care kalmadı🤷🏽‍♀️🤷🏽‍♀️
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.