Lordlar ve Varisler serisinden sonra N. G. Kabal ın diğer kitaplarını da okumak istedim. Çünkü o seri daha iyisi gelene kadar favori kitabım olacak sanırım.
Fantastik bir kitaptan sonra normal bir kitabı nasıl olur diye düşünmüştüm ve iyi ki bu seriye şans vermişim. Baktığımız zaman başta bana gelen uyarıları artık daha iyi anlayabiliyorum. 430 küsür bir sayfası var ve son ana kadar gerçekten ben ne okuyorum, bir yeri atladım da farketmedim mi diye düşünüp durdum. Çünkü asıl konuyu son an da öğreniyoruz ve gerçekten ters köşeydi.
Spoiler
Kitabın konusuna değinecek olursam İngiliz edebiyatı bölümünde okuyan Nazlı diye bir karakterimiz var. Hayata kendini kapatmış. Çevresinde kim varsa hepsini kendinden uzaklaştırıyor. (Okurken gerçekten sinir krizleri geçirdim. Çünkü o kadar gereksiz yere insanlara kötü davranıyor ki bu kızın başına ne gelmiş olabilirde bunları yapıyor dedim. )
Nazlının dersleri çok iyi ama bir gün bir dersten istediği gibi not alamadığı için hocanın yanına gidiyor o da Ezel diye bir çocukla Gurur ve ön yargı kitabını konu alan bir ödev hazırlamalarını istiyor.
Bu süreçte Nazlı tüm hayatını sorguluyor zamanla Ezele aşık oluyor ama geçmişte yaşadığı travmaları atlatamadığı için kendini ondan da uzaklaştırıyor.
Son ana kadar kriz geçirerek Nazlının başına ne geldi diye kendimi okumaktan alamadım. Ama ortaya çıkan gerçek beni biraz üzdü. Hatta gözlerim doldu okurken.
Meğerse Nazlı kalp hastasıymış ve uzun süre hastanede kalmış o süreçte kendi gibi bir çocuk var onunla duygusal bir bağ kurmuş. Doktorlar da Nazlıda ümit görmediğini zamanın az kaldığını söyleyince kızın ablası intihar edip kendi kalbini kardeşine verilmesini istemiş. Aynı gün Nazlının sevdiği çocukta kalp yetmezliğinden ölmüş. Bizim Nazlı diye bildiğimiz kişi aslında ablasının adıymış . Gerçek adı Buseymiş. Buse bu gerçeği kabullenmediği için yıllarca Nazlı gibi yaşamış ve geçmiş ağır geldiği için beyni unutmayı tercih etmiş.
Zamanla bu gerçekleri hatırlıyor ve bu yaşananları kabullenmeye başlıyor.
En son Ezelle Barcelona da tekrar rastgele karşılaşma sahneleri güzeldi. Çünkü Buse biliyordu geçmişten getirdiği o kadar büyük bir acısı vardı ki kimse ona yardım edemezdi. O da uzaklaşıp kendini topladı. Ve artık Nazlı gibi değilde Buse gibi yaşamayı seçti.
Baktığımız zaman genel manada duygusal bir kitaptı. Yazarın kalemini çok seviyorum gerçekten. O kadar güzel alıntıları var ki kitabı okurken kendimden çok şey buluyorum. Umarım serinin diğer kitaplarıda güzeldir.