Psikoanalitiğin Kitle Psikolojisinden Kaynaklanan Zorlukları
Puan vermedi·95 syf.··
2025 88. kitabı
Freud kim olduğunu anlamak kitabın muhtevasından daha önemli olduğu kesindir; lakin burada benim haddimi aşan bir çalışma olacağı için sadece içerikte kalacağım, okuyucuya sunulduğu kadarıyla. İlgilisinin irfan sahibi insanların tenkitleri aracılığıyla meseleyi takip etmesi önerilebilir. Kitabın temeli Le Bon'un kitle psikolojisi etkisindeki bireyin psikolojisi hakkında olan görüşlerinden oluşmaktadır. Farklı kısımlarda kullanılan bütün alıntıların özeti sayılabilecek kısmı aşağıda paylaşalım. "Bilinçli kişiliğin ortadan kayboluşu, bilinçsiz kişiliğin üstünlüğü ele geçirişi, duygu ve düşüncelerin, telkin edilen düşünceleri hiç vakit kaybetmeksizin eyleme dönüştürme eğilimi; bunların, bir kitlenin parçası olan bireyin temel karakteristik özellikleri olduğunu görmekteyiz. O, kendisi olmaktan çıkmıştır, bunun yerine eylemlerine artık onun kendi isteminin yön vermediği bir otomata dönüşmüştür." Freud genel olarak, Le Bon'un kitle psikolojisinin birey psikolojisi üzerindeki etkileri hakkında yukarıda paylaşılan görüşleri ile hem fikirdir. Daha farklı olarak detayda ayrı düştüğü kısım ise bu etkinin nasıl ortaya çıktığıdır. Le Bon'a göre bu etkenler: 1.Kişinin toplum içinde kendisini mutlak güce sahip olarak hissetmesi 2.Sirayet 3.Telkine yatkınlıktır Freud, Le Bon'dan farklı olarak "özdeşleşme" ve "libidal bağ" kavramlarını ortaya koyar. "Özdeşleşme" kavramını Oedipus kompleksi ve Totem ve Tabu kitaplarından bazı kısımları ödünç alarak kanıtlamaya çalışmıştır Freud, en azından birey psikolojisinin nasıl kitle psikolojisinden etkilendiğini tanımlarken. İddia ettiği şey bir şekilde ego'nun obje ile özdeşleşmesi sonucunda onda yakınsanmasıdır. Bunun bir ağ yapısı oluşturarak tüm kitleyi etkilemesi söz konusudur. "Libidal bağ" kavramı da aslında bazı yerlerde özdeşleşme öncülü olarak düşünülebilir. Kişi birincil olarak cinsel içgüdü ile olmak kaydıyla bir başkasına karşı libidoya sahiptir (sevgi adı altında bir araya getirebildiğimiz her türlü şeyle ilgili olan içgüdülerin kantitatif bir büyüklük olarak bakılan toplam enerjisidir). Bu libidal bağ ile başlayan süreç Oedipus kompleksinde yer alan itkilerin bilinçdışına itilmesi sonucunda cinsel güdü baskılanıp; obje de "özdeşleşme" ortaya çıkar. Peki, yapay kitle psikolojisinde nasıl bir durum bizi karşılar? Yapay kitle bir lider etrafında şekillenmiş kişileri kapsar. Ordu ve kilise gibi... Başlangıç olarak bir lider'in nasıl ortaya çıktığı tartışılarak başlanmalıdır. Temel olarak, Freud bu liderliğin olagelmesini Totem ve Tabu kitabındaki "ilk babanın öldürülmesi ve kardeşler arasında cinsel hazların baskılanması" ile açıklamaya çalışır. İlk Baba'nın ruhu artık herkese sirayet etmiştir, korku ve saygı arasında bir his ile. Artık kitledeki bireylerin liderden (komutandan ya da Hz. İsa'dan) beklediği eşit bir şekilde sevilmek ve korunmaktır. Ayrıca kardeşlerin bir araya gelip hareket etmesi de bir "özdeşleştirme" eyleminin sonucudur. Kişi eğer en ayrıcalıklı olan değilse; kimsenin ayrıcaklı olmasını istemez. Dolayısıyla bir nevi yazılı olmayan toplum sözleşmesine varılır. Sadece lider'e itaat edilen ve diğer ayrıcalıkların ortadan kaldırıldığı bir kitle yapısı oluşur. Freud böyle bir kitle psikolojisinin etkisinden bireyin us ile kurtulamayacağını anlattıktan sonra sadece iki muhtemelen çıkış yolundan bahseder. Bunlar nevrozlar ve fantazilerdir (hatta rüyalardır). Sonuç olarak kişi burada bilinç ve bilinçdışının çarpışması sonucunda biraz dağılacaktır. Yukarıdaki metin bütünlüğünden bağımsız olarak bir de kitapta kitle psikolojisinin birey üzerindeki etkilerinin anlaşılması için Freud bazı spesifik örnekleri de kullanmaya çalısır. Bunlar aşık olmak ve hipnozdur. Kişi aşık olduğu kimseye pek tabi olarak bir cinsel içgüdü ile yönelir; bu cinsel içgüdünün hedefe ulaşıp sönümlenmesine rağmen var olan ilginin devam edip; sonrasında objenin hatadan muaf bir vasfa büründürülüp ideal ego'nun yerini alma (özdeşleşmesine) haline aşk diyor Freud. Kitle psikolojisi içinde bu özdeşleşme kısmi anlamda olurken; aşık olmakta ego kendinden feragat ederek tamamen objeyi özdeşleşmiştir ve daha sonrasında ego içinde yeniden inşaa etmiştir. Hipnoz meselesini de Freud, kitle psikolojisini anlamak için küçük bir deney olarak görür. Hipnoz seansını cinsel güdünün olmadığı bir aşık olma haline benzetir. Hipnozcu bir şekilde yapay kitlenin lideri gibidir. Emirlerine katı bir şekilde uyulur ve itaat edilir. Lider hem yerine geçilmek istenen, hem korkulan hem de bir şekilde kendisinden ayrıcalık beklenendir. Son olarak unutulmaması gereken noktalardan biri şudur: Freud tüm teorisinin insanın kötü olduğu ve itkilerinin baskılanması sonucunda toplumsal yaşamda yer edinebildiği üzerine koyar. Dolayısıyla "Zübde-i Âlemsin Sen" diyenlerle birlikte olan bir kimseye Freud düşük kalır.
Psikoloji
Kitle Psikolojisi ve Ego AnaliziSigmund Freud · Oda Yayınları · 20191,348 okunma
·
114 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.