Puan vermedi·272 syf.··
2025 75. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2025 00:00
Önce Suat Derviş'in biyografisini (İpek Sabahlık) okuduğum için bu kitabın yazılış evrelerine de aşinayım. Yazar gazetecilik yaptığı günlerde sokağı çok iyi gözlemlemiş ve bunu da eserine yansıtmış. "Fosforlu Cevriye" şarkısını dinleyince yazmaya karar verdiği bu kitapla yazar, sokak kadınlarının yaşadıklarını ve katlandıkları zorlukları gözler önüne sermeyi amaçlamıştır. Kitabın bölüm başlıkları da yine şarkının nakaratlarından oluşmaktadır. Cevriye, Necip Fazıl'ın tabiriyle "kaldırımların emzirdiği çocuk"tur. Kimsesi olmadan sokaklarda büyüyen bu genç kadın, İstanbul'un izbe sokaklarının ve meyhanelerinin de en cazip kadınıdır. Neden mi Fosforlu? Çünkü Cevriye'nin simsiyah saçları karanlıkta bile fosfor gibi parlar. Günün birinde, en çaresiz anında bir adam çıkar karşısına. Onu kaldığı gizli yere götürür ve iyileşene kadar ona bakar. O adam diğer tüm erkeklerden farklıdır. Çünkü onu sadece bir et parçası olarak görmez. Ona hayatında "siz" diye hitap eden ilk ve tek kişidir. Fosforlu, bu adama aşık olmasın da ne yapsın? Yazar onun aşkını "Cevriye umulmaz bir ruh bekâretiyle onu seviyordu" diyerek ifade ediyor. Ruh bekâreti, ne güzel bir tabir. Aşkına karşılık bulabilecek mi, onu da okuyup görün Polislerlerden kaçtığını bildiğimiz, saklanarak yaşayan bu adamın bırakın suçunu, adını bile öğrenemiyoruz maalesef. Kitabın beni tatmin etmeyen taraflarından biri bu belirsizlikler, diğeri ise kitabın sonu oldu. Yazar okuyucuyu bir sürü soruyla baş başa bırakıyor. Bütün bunlara rağmen, yazarın dil ve anlatımı güçlü. Bu nedenle başka kitaplarına da şans vermeyi düşünüyorum. Sizler de Türk edebiyatının bu pek bilinmeyen yazarına bir şans verebilirsiniz. Kitaplı günler
Fosforlu CevriyeSuat Derviş · İthaki Yayınları · 20212,654 okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.