Gönderi

“Takıntının Kirli Defteri: Obsesyon”
7/10
·256 syf.··
2025 16. kitabı
Obsesyon, temiz bir hikâye anlatmıyor; kirli, takıntılı ve zaman zaman sapkın düşüncelerin içine giriyor. Naim Dilmener, okura nezaketli cümleler yerine, zihnin loş odalarını açıyor. Orada tozlu plaklar, eski aşklar, takıntı seviyesinde hatırlanan yüzler ve bazen mide bulandıracak kadar dürüst anılar var. Dil basit ama keskin. Cümleler, fazla süslenmeden, sanki sigara dumanı altında anlatılmış gibi. Okur, olay örgüsünü değil, zihnin dağınık raflarını karıştırıyor. Bu raflarda kimi zaman hoş bir melodi, kimi zaman da insanın bakmaya çekineceği karanlık bir anı çıkıyor. Dilmener, obsesyonun sadece sevgi ya da merakla ilgili olmadığını, bazen tehlikeli, bazen hastalıklı bir çekim olduğunu hissettiriyor. Okurken hem merak ediyorsun hem de “acaba buradan sonra ne kadar ileri gidecek?” diye huzursuz oluyorsun. Bu kitap, pürüzsüz edebiyat arayanlara değil; yarım kalmış duyguların, bitmemiş hesapların ve zihnin karanlık köşelerinin peşinden gitmek isteyenlere göre. Obsesyon Naim Dilmener
ObsesyonNaim Dilmener · Doğan Kitap · 201838 okunma
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.