·
Okunma
·
Beğeni
·
114
Gösterim
Adı:
Obsesyon
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050950854
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Naimciğim, sevgili dostum, biraz deliliğe benzeyen bu ünlü-fan ilişkisine ne kadar neşeli bir ışık tutmuşsun. Daha da güzeli ne iyi etmiş de roman yazmışsın. Yolu açık olsun. Sevgiyle... ”
Sezen Aksu

Tutkulu bir plak koleksiyoncusu... Koleksiyonuna yeni plaklar katmak için İstanbul’un muhafazakâr sokaklarında porno resimler/filmler pazarlıyor. Karısını, kızını, bütün dünyayı bir kenara bırakmış. Sezenak Su Çince bir plak mı yapmış ne, onun peşinde. O plak için yapmayacağı şey yok. Hatta...

Naim Dilmener, Obsesyon’da Selami ve onun Canının İçi’ni İstanbul sokaklarında gezdirirken, argo, küfür, para, racon, din, milliyetçilik ve erkeklikle kutsanan gündelik hayatın, bireysel ve toplumsal çöküşün “selfie”sini
çekiyor.
256 syf.
·3 günde·9/10
Tutkulu bir plak koleksiyoncusunun hayatının plağını bulduğunu sanması ve o plak için neleri gözden çıkaracağının anlatıldığı eğlenceli bir o kadar da düşündürücü bir kitap.
Kitap kolleksiyonu yaptığım için kitapta kendimi de buldum. Borç batağına saplanmaktan geri kalmayarak almak istediğim bütün kitapları aldım. Alamadıklarımı da almak üzere ekonomik durumumu planlıyorum. Koleksiyonerliğe ister hastalık deyin ister başka bir şey. Biz ölünce nasıl olsa bir şekilde çöp olacaklar. Varsın bütün koleksiyonum benimle birlikte yok olsun.
256 syf.
·2 günde·6/10
Bu kitabı tamamen plak sevdamdan dolayı merak edip almıştım. Kitap da bir plak koleksiyoncusunun yaşadığı bir yılı anlatıyor. Bu plak tutkunu kişinin plak sevdası için ailesini ve kendi hayatını bir kenara nasıl attığı ve nası çığırdan çıktığı anlatılıyor. Bazen hah şimdi aklı başına geldi diyosun, sonra yine aynı şeyleri yapıyor. Bana plak tutkusu abartı geldi. Spoiler vermek istemiyorum o yüzden gidişattan söz edemicem. Gündem olarak değinmeleri güzeldi sadece. Özellikle Gezi zamanlarında yaşanılanlar ve malum iktidarın yaptıklarına eleştirileri güzeldi. Kitaptaki isimler falan hep günlük hayatımızdaki isimlerin bir kaç harf veya hece olarak değiştirilmiş haliydi. Okurken gülümsetiyordu o anlamda. Sezen Aksu'dan Sezenak Su olarak bahsedilmiş mesela. Zaten kitap tamamen Sezen Aksu hayranlığı üzerine kurulmuş. Orta halli bir kitap olmuş. Bir çırpıda okunabiliyor zaten.
Sözde kriz kapıda deyip duruyorlardı. Güya üretim durmuş da her yer işten adam çıkarıyormuş filan; peki kardeşim, nasıl oluyor da herkes birden alışveriş kuyruğuna giriyordu?
Naim Dilmener
Sayfa 56 - Dk
Bu toplu taşıma araçları da gezen kahveler gibiydi; hep sohbet, hep fikir yürütme. Sizi kimse dinlemediğinde de telefonunuza sarılıyor, birilerini arıyor, atıp tutuyordunuz. Neredeyse ortak yaşamaya başlamıştık. Kimselerin gizlisi saklısı kalmamış gibiydi.
Naim Dilmener
Sayfa 65 - Dk
Bu adamların adı "iyi çalışıyorlar"a nasıl, ne zaman çıkmıştı? Neredeyse yaptıkları her şey insanın elinde kalıyordu; asfaltlar çatlıyor, yollar göçüyordu.
Naim Dilmener
Sayfa 45 - Dk
Din, zenginler daha fazla zengin olsun diye vardı. Bitmeyen kavga da din için yapılmış gibi görünürdü ama aslında para içindi. Hep böyleydi!
Naim Dilmener
Sayfa 59 - Dk
Hayat işte, hepimizin önünde koşuyor. Dünya dönmüş, dönmüş ve elde ne var ne yok, her şeyi internete yığmıştı. Artık ne ararsan oradaydı; tam hep denildiği gibi, tek tuşla ve üstelik bedava. Neyseki benim gibi ille de plağın kendisi, ille de kağıdın kendisi diye yırtınan manyak hala çoktu da bu iş zayıf da olsa dönmeye devam ediyordu.
Naim Dilmener
Sayfa 40 - Dk
Bu istasyonun ve muhtemelen diğerlerinin de en az birkaç aylık işleri daha vardı. Ama Büyük Birader'den gelen emri, demir dahi kesememiş ve açılmasına karar verilmişti.
"Açacağım!" demiş ve açmıştı işte.
Hep böyle değil miydi? O bilir, o söyler, o karar verirdi. Geri kalan herkes, kim oluyordu da ona karşı çıkıyordu? Yeni İzönü'müzdü, az bıyıklı tarafından.
Naim Dilmener
Sayfa 60 - Dk
İşin ılımlısına da hiçbir zaman inanmadım, "her görüşe ve her inanca saygılıyız" yalanlarına da. Heriflerin derdi bizi İran yapmaktı; olmadı Katar ya da Suudi Arabistan.
Naim Dilmener
Sayfa 59 - Dk

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Obsesyon
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050950854
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
“Naimciğim, sevgili dostum, biraz deliliğe benzeyen bu ünlü-fan ilişkisine ne kadar neşeli bir ışık tutmuşsun. Daha da güzeli ne iyi etmiş de roman yazmışsın. Yolu açık olsun. Sevgiyle... ”
Sezen Aksu

Tutkulu bir plak koleksiyoncusu... Koleksiyonuna yeni plaklar katmak için İstanbul’un muhafazakâr sokaklarında porno resimler/filmler pazarlıyor. Karısını, kızını, bütün dünyayı bir kenara bırakmış. Sezenak Su Çince bir plak mı yapmış ne, onun peşinde. O plak için yapmayacağı şey yok. Hatta...

Naim Dilmener, Obsesyon’da Selami ve onun Canının İçi’ni İstanbul sokaklarında gezdirirken, argo, küfür, para, racon, din, milliyetçilik ve erkeklikle kutsanan gündelik hayatın, bireysel ve toplumsal çöküşün “selfie”sini
çekiyor.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Asmevejiya
  • Tuba yeniay
  • TUNA TURAN
  • Burcu Doganay
  • _sinameki_
  • Nesrin Aykaç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%25 (1)
8
%0
7
%0
6
%25 (1)
5
%25 (1)
4
%25 (1)
3
%0
2
%0
1
%0