Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
256
Basım Tarihi:
Mart 2018
Yayınevi:
Doğan Kitap
ISBN:
9786050950854
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Takıntının Kirli Defteri: Obsesyon”
7/10
·256 syf.··
2025 16. kitabı
Obsesyon, temiz bir hikâye anlatmıyor; kirli, takıntılı ve zaman zaman sapkın düşüncelerin içine giriyor. Naim Dilmener, okura nezaketli cümleler yerine, zihnin loş odalarını açıyor. Orada tozlu plaklar, eski aşklar, takıntı seviyesinde hatırlanan yüzler ve bazen mide bulandıracak kadar dürüst anılar var. Dil basit ama keskin. Cümleler, fazla süslenmeden, sanki sigara dumanı altında anlatılmış gibi. Okur, olay örgüsünü değil, zihnin dağınık raflarını karıştırıyor. Bu raflarda kimi zaman hoş bir melodi, kimi zaman da insanın bakmaya çekineceği karanlık bir anı çıkıyor. Dilmener, obsesyonun sadece sevgi ya da merakla ilgili olmadığını, bazen tehlikeli, bazen hastalıklı bir çekim olduğunu hissettiriyor. Okurken hem merak ediyorsun hem de “acaba buradan sonra ne kadar ileri gidecek?” diye huzursuz oluyorsun. Bu kitap, pürüzsüz edebiyat arayanlara değil; yarım kalmış duyguların, bitmemiş hesapların ve zihnin karanlık köşelerinin peşinden gitmek isteyenlere göre. Obsesyon Naim Dilmener
ObsesyonNaim Dilmener · Doğan Kitap · 201838 okunma
6/10
·256 syf.··
2019 81. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2019 23:53
Bu kitabı tamamen plak sevdamdan dolayı merak edip almıştım. Kitap da bir plak koleksiyoncusunun yaşadığı bir yılı anlatıyor. Bu plak tutkunu kişinin plak sevdası için ailesini ve kendi hayatını bir kenara nasıl attığı ve nası çığırdan çıktığı anlatılıyor. Bazen hah şimdi aklı başına geldi diyosun, sonra yine aynı şeyleri yapıyor. Bana plak tutkusu abartı geldi. Spoiler vermek istemiyorum o yüzden gidişattan söz edemicem. Gündem olarak değinmeleri güzeldi sadece. Özellikle Gezi zamanlarında yaşanılanlar ve malum iktidarın yaptıklarına eleştirileri güzeldi. Kitaptaki isimler falan hep günlük hayatımızdaki isimlerin bir kaç harf veya hece olarak değiştirilmiş haliydi. Okurken gülümsetiyordu o anlamda. Sezen Aksu'dan Sezenak Su olarak bahsedilmiş mesela. Zaten kitap tamamen Sezen Aksu hayranlığı üzerine kurulmuş. Orta halli bir kitap olmuş. Bir çırpıda okunabiliyor zaten.
ObsesyonNaim Dilmener · Doğan Kitap · 201838 okunma

Yazar Hakkında

Naim DilmenerYazar · 4 kitap
1956 yılında Mardin’de doğdu. İlk, ortaokul ve liseyi Mardin’de okudu. Beyazıt Maliye ve Muhasebe Yüksek Okulu’nu bitirdi. İlk yazı denemeleri mizah dergilerinde yayımlandı. (Sezai Solelli idaresindeki) Salata, (Oğuz ve Tekin Aral idaresindeki) Gırgır ve Fırt dergilerinden sonra, Kandemir Konduk’un kurduğu GÜM (Güldürü Üretim Merkezi) için yazı yazmaya başladı. Burada, Perran Kutman ve Müjdat Gezen’in radyo reklamları ile sahne show’ları için kısa metinler yazdı. Daha sonra kısa öyküler de yazmaya başladı. Bu öykülerden bir kısmı, Oluşum ve Sesimiz gibi edebiyat dergilerinde yayımlandı. 1995 yılında Mavi Radyo’da “Eski Kırkbeşlikler” ve “Bir Espresso, Bir Espresso Daha” adlı iki program yapmaya başladı. Müzik üzerine amatörce sayılacak ilk yazıları, 70’lerin ortasında, Demokrat İzmir ve Bursa Hakimiyet gazetelerinde yayımlandı. 1997 yılında, Gazete Pazar’da ise düzenli olarak müzik üzerine yazmaya başladı. 1998 yılının sonbaharında bu gazeteden ayrılarak Radikal İki’ye geçti ve 2013’ün son aylarına kadar burada kaldı. 1998’de müzik piyasasındaki “single-remix-albüm” formülüne paralel giden iki kitabı, Çalıntı tarafından yayınlandı: Sabrina-The Remixes ve İmkansız Aşk Hikayeleri. Yazarın bu kitaplar dışında, Bak Bir Varmış Bir Yokmuş/Hafif Türk Pop Tarihi (İletişim), Eleştirmenin Günlüğü (Everest) ve Hür Doğdum Hür Yaşarım/Ajda Pekkan Kitabı (Everest) adlı üç kitabı daha bulunmakta. 2001 yılında tutulmaya başlanan bir müzik günlüğü olan Eleştirmenin Günlüğü, her bir yılı ayrı olmak üzere e-kitap olarak da yayımlandı. Günümüzde Milliyet Sanat ve OT’a düzenli olarak yazan Dilmener’in Açık Radyo’daki “Dünya Dönüyor” ve muhtelif yerlerdeki “Eski 45’likler” DJ’liği de devam etmekte.