Gönderi

Puan vermedi·57 syf.··
2025 41. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 23:12
Okurken, “Benim babam da biraz böyleydi” diyenler çıkar elbet, ama asıl mesele, burada bir bireyin babasına hesap sorması değil; insanın, otoriteyle, korkuyla, eksik bırakılmış sevgilerle hesaplaşması. Kafka’nın dili soğuk, ama duygusu sıcak değil — aksine yakıcı. Bir noktadan sonra kitap, sadece babaya yazılmış bir mektup olmaktan çıkıyor, kendi çocukluğuna dönüp “nerede kırıldım” sorusunu sorduğun bir aynaya dönüşüyor. Ve işin tuhafı, Kafka babasını anlatırken, biz kendi hayatımıza dönüp bakıyoruz. Kim bilir, belki de hepimiz içimizde yarım kalmış bir “babaya mektup” taşıyoruz; sadece yazmaya cesaretimiz yok. Kafka o cesareti göstermiş, hem de bütün çıplaklığıyla. Kısacası, bu kitap okunmaz, yaşanır. Üstelik öyle “bitirdim” diye rafa kaldırılacak türden değil; arada dönüp yeniden bakacağın, bakarken de “acaba ben hangi cümlede saklıyım?” diye düşüneceğin türden.
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
··
1.332 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Her kitabın birer cümlesinde saklıyız.Zira ben her kitabın farklı satırlarında buluyorum kendimi..
Benim babam kral adamdı. Işıklar içinde uyusun.Kimsenin babasına imrenmedim keşke bu adam benim babam olsaydı.Cümlesi aklımın ucundan bile geçmedi.