Gönderi

Yaralı Ceylan Ezster
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 148. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 00:15
Son zamanlarda Macar Edebiyatı beni son derece etkileyen minvalde. Iza'nın Şarkısı ile geçen sene tanışmama rağmen konusunu, verdiği hissiyatı hiç unutmuyorum. Aynı şekilde Kapı kitabında da öyle. Yalnız Yavru Ceylan beni on ikiden vurdu diyebilirim. Kitap bir iç monolog şeklinde yazılmış, bir ileri bir geri sıçrayışlarla konudan konuya atlasa da dikkatimi hiç yormadı. Kitapta kronolojik bir sıra olmamasına rağmen kitap bitince olayları tek tek kafanıza sırayla oturtmuş oluyorsunuz. Bunu nasıl beceriyor anlamak zor, gerçekten Magda Szabo ‘nun şapka çıkartılır bir kalemi var. Kitabın bana kalırsa üzerinde konuşulacak çok konusu var. En başında ceylan figürünün koca kitapta sadece bir yerde geçmesi ancak başlığın Yavru Ceylan olması beni biraz düşündürdü. Sanırım ana karakterimiz Ezster’in ceylanla ilgili bölümünü yazar Ezster’in hayatına benzetmiş. Gerçekten de kitap boyunca onun ruhsal bunalımına içiniz parçalanarak şahit oluyorsunuz. Okuduğum kitaplarda bazı karakterlerle kurduğum bağlarda sarılma isteğini hissederim ve Ezster tam da böyle biri. Ezster’in hayatına ailesinden başlarsak yoksul, tek çocuklu, hasta bir baba ve evin geçim derdine düşmüş bir anne. Ezster de anneye yardım edeceğim diye erken yaşta olgunlaşan bir yavru ceylan. Ailede kendini silik, değersiz ve mutsuz hissediyor. Ezster toplum içine çıktığında arkadaşlarının hayatlarını gözler önüne seriyor tek tek. Yalnız biri var ki tam da Ezster’in sahip olmak istediği hayatı yaşıyor. Bu arkadaş, emek vermek zorunda kalmadan zengin, güzel, ince ruhlu, yardımsever. Öyle bir kıskançlık ve hasetle boğuşuyor ki tüm hayatını bu duygular yönetiyor. Ezster, hayatın kızgın sacında yana döne öyle bir kavruluyor ki gözü hep arkadaşının hayatında kalıyor. Ondaki her şey onu sinir ediyor ve arkadaşının elinden almak istiyor. Ta ki kocasını da almak isteyene kadar. Ezster psikolojik anlamda nevrotik bir karakter ancak böyle olmayı o seçmez hayat onu bu noktaya getirmiştir. Yaşadığı hayatın ona en büyük katkısı etrafında gördüklerine karşı oynamayı öğretmiş ve çok ünlü bir tiyatrocu olmuştur. Yaşadığı zorluklar onu pişirmiş, tabiri caizse tırnaklarıyla kazıya kazıya bir yerlere gelmiş, zenginleşmiş ama yine sevilememiştir. Kitap boyunca kıskançlık ateşinin yakıcılığı benim tüylerimi ürpertti. Yazar bu noktada oldukça nobran davranmış, hissiyatları tokat gibi çarpmaktan geri durmamış. Okuyucular için bu karakter sevimli gelmeyecektir ancak yaşamadığımız hayatın, sınanmadığımız sınavın lafı edilmemelidir bana göre. Kitabın en vurucu noktası da arkadaşının kocasıyla olan ilişkisidir. Olduğu haliyle kabul edildiği yalnızca onun sahip olduğu, sadece onun düşünüldüğü bir aşktır istediği ancak bunu bulamaz. Arkadaşının korunmaya ihtiyaç duyulan yanı kocasının zaafıdır ve adam eşini kollayıp, sahiplenmekten vazgeçemez. Adamın bir kazada ölümüyle yaşananları ise gözlerim dolu dolu okudum. Kitap ciddi anlamda duygusal yükü ağır ve yoğun. Duyguları okuyucuya aktarmadaki efsaneliği ve psikolojik derinliği yansıtmadaki ustalığı ile yazarı çok çok beğendiğimi söylemek isterim. Kitabı sindirmek zaman alacak gibi duruyor. Sağlıcakla…
Yavru CeylanMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 2022676 okunma
··
431 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.