·56 syf.····Okunma: 13 Ağustos 2025 15:02 Tesadüf mü bilmiyorum ama ard arda okumayı seçtiğim kitapların üçünde de Fransa var hatta ikisinde Momo( Muhammed) isimli karakter ön planda. Hem tesadüfler hem de yazarla tanışmanın mutluluğunu ikinci kitabında da yükselterek devam etmesine vesile olması çok memnunluk vericiydi.
Paris’in fakir bir mahallesinde yaşayan annesi tarafından terk edilmiş ve umutsuz, somurtan, depresif babasıyla iletişimsiz, ötelenerek, sevgisiz yaşayan Yahudi Moise; mahallenin bakkalı Müslüman Mösyö İbrahim’e göre “Momo”.
Momo, sevgisizlikle erken büyümek zorunda kalmanın ve çocukça hayata tutunma mücadelesinin kusurlarını, Mösyö İbrahim’in yargılamadan uzak bilgece ve şefkatli “baba” yaklaşımıyla yetkin bir karaktere dönüştürüyor. Sufi olan Mösyö İbrahim, incelikle, ince ince işliyor Momo’yu, iyiliği filizlendiriyor, bütün ayrımlardan, farktan uzak sessizce güzelleştiriyor hayatını. Ve kitabın en sevdiğim detayı ve en ustalıklı yanı, üzücü bir hayatı trajik, dramatik bir anlatım ile değil; tasavvufi bakış açısının inceliğiyle ama hiç kişisel gelişim temelinde oturtulmadan sadelikle, içtenlikle, hayatın doğallığında aktarması oldu.
O kadar naif, güzel ve tertemiz bir anlatı ve iyi bir kurgu ki kısa olan kitap, doyamadığım için daha da kısa kaldı. Çünkü insan bazen incelik içindeki derinliği öyle çok seviyor ki daha çok sayfa çevirmek istiyor. Bu kitapta hiç bir şey yarım değil, eksik değil ama ne çok isterdim daha uzun bir kitap olmasını, uzattıkça tekrarlara düşse bile bu kitapta kalmayı, keşke uzadıkça düşseydi de o tekrarlara ve ben de bu muazzam güzellikteki kitapta daha uzun kalabilseydim.