Sen bu ahlak, vicdan kelimelerini mahalle mektebi hocasından mı öğrendin? Bunlar medeni milletlerin lügat kitaplarına süs olsun diye yazılmış fantazyalı kof lakırdılardır. Ben merak ettim, bunların manalarını okumuş adamlardan, filozoflardan sordum. Hepsi başka türlü tarif ettiler. Hiçbiri birini tutmuyor. Bunların belirli anlamları yok. Mesela birine soralım: ' Bulutsuz zamanda gökyüzü ne renktedir? Mavidir. ' cevabını alırız. Bin kişiye, yüz bin kişiye sorsak alacağımız cevap birbirinin aynıdır. Çünkü gök, hasta olmayan bütün gözlere hep o renkte görünür. Fakat bir de nedir?' 'Ahlak diye soralım. Kimsenin tarifi öbürününkine uymaz. Çünkü bunun dinlisi, dinsizi, gericisi, ilerlemişi, alimi, cahili, zengini, fakiri, üstte olanı, altta olanı hepsi başka türlü söyler. Çünkü ahlak, birtakım kanıların sonudur. Hiçbir diyarda bütün kanaatlerin birbirine uygunluğu görülmemiştir. Hiçbir memlekette matematik kuralların katılığı ile ahlak prensipleri ilan olunmamıştır. Hiçbir hükumet, bir ahlak bayrağı altında bütün halkı toplayamamıştır. Bir tek partiyle bazı bazı siyaset yapmak marifeti görülüyor. Lakin bir ahlaklı millet henüz yeryüzünde görülmemiştir. Vicdan... Bummm... Al sana manası yerden göğe kadar yükselen bir kelime daha. Kanla işleyen insan makinesinin içinde güya böyle harikulade bir alet varmış. İnsan, kötü hareketlere kalkışırsa, çıngıraklı saat gibi, 'Yapma!' diye içeriden bağırırmış. Cicim, rica ederim, senin göğsünden, yaptığın hareketlere karışarak kopan böyle bir ses hiç işittin mi? Eğer içinde böyle bir guguklu saat, yaptıklarını beğenmeyerek uğursuz uğursuz ötüyorsa, söyle bana, seni bir uzmana muayene ettirteyim. Çok arzu ederim ki bütün insanların sinelerinde uygunsuz hareketleri ayıplayarak öten bir vicdan horozu bulunsun. Fakat o zaman dünya da horoz sesinden geçilmez ve zannediyorum ki akıllı, akılsız hepimiz kulaklarımızı tıkar, yapacağımızı yine yapardık.
Sayfa 178·Kitabı okudu
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.