Gönderi

10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
Spoiler içerir! Yazarımız Fatma Aliye ilk Türk kadın romancımızdır. “Muhadarat” adlı ilk romanını kendi adıyla yayımlamıştır. Kadınlık, sınıf ayrımı, ataerkil düzen işlediği başlıca konulardır. Bu yazıda “Refet” eserini inceleyeceğiz. Türk Edebiyatı’nın güçlü karakterlerinden biridir Refet. Yoksulluk, hastalık içinde büyür. Buna rağmen geleceğe hep umutla bakar. Annesi Binnaz Hanım kızının okuyup meslek sahibi olabilmesi için var gücüyle çalışır. Refet ise annesinin bu çabalarına karşılık verir. Okulunu birincilikle bitirir ve öğretmen olur. Şimdi Refet’i daha yakından tanıyalım. Kendisi idealist bir kişiliğe sahiptir. Gururludur. Kimseden ihtiyacı olduğu halde para yardımı istemez. Başarılı olup o parayı kendi kazanmak ister. Kendisine gururlu yerine vakarlı, inadı için de sebat demeyi tercih eder. Vakar ve sebatın insanlığın hakiki meziyetlerinden olduğunu düşünür. Annesi, dış güzellikten çok kalp güzelliğinin önemli olduğunu söyler. Kızının “Güzel değilim.” laflarına karşı çıkar. Ama o dış güzelliğin toplumda daha fazla yer edindiğini bilir ve her defasında annesine aksini söyler. Kızını ikna edemeyeceğini anlayan anneyi bu konu çok üzmektedir. Buradan Refet’in kendi fikirlerine oldukça bağlı olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Bir diğer karakteristlik özelliği ise empati duygusunun yüksek olmasıdır. Çevresindeki insanları iyi analiz eder. Yorum yapacaksa daima düşünür, söyleyeceği şeyi ondan sonra söyler. Bu özellikleri sayesinde öğretmenleri tarafından sürekli takdir edilir. Derslerindeki başarısı da eklenince sınıfın gözdesi haline gelir. Kısacası harika bir karaktere sahiptir. Romanda Osmanlı kadınlarının kendilerini ve çevrelerindeki diğer kadınları nasıl geliştirdiklerini görebiliyoruz. Köşklerde yaşayan zengin ailelerin kızları, eğitim gördüğü okullardaki fakir aile kızlarını evlerine davet ederler. Sahip oldukları kitapları onlarla da paylaşırlar. Kendi bilgilerini de anlatmaktan asla çekinmezler. Kitap ve bilginin yanı sıra, ihtiyacı olan kimselerle okulda yemeklerini paylaşırlar. Mahcup etmeden, saf duygularla yaparlar bu paylaşımı. Osmanlı kadınları tüm bunların sonucunda az zamanda çok şey öğrenir. Birlik ve beraberlikle her tabakadan insan yaşamlarını bu şekilde sürdürür. Ataerkil düzeni Mucip karakteri üzerinden yorumlayabiliriz. Mucip, Refet’in amcasının oğludur. Yokluk çektikleri zamanlarda destek olmamış işi düştüğünde ortaya çıkmıştır. Ev işlerini yapacak, kendi kurduğu işte ona yardım edecek bir eş arayışındadır. O yüzden yıllar sonra ortaya çıkıp Refet’e talip olmuştur. Onu yalnızca kendi çıkarlarında kullanmak için istemektedir. Refet elbette onunla evlenmeyi kabul etmez. Çünkü kendisi okumuş, bilgili, öğretmendir. Oysa Mucip her ne kadar zengin de olsa okumamış, cahil biridir. Burada Refet’i kendi kararlarını verebilen, geçimini kendi parasıyla sağlayabilen özgür bir kadın olarak görüyoruz. İstenilenden çok sunulan hayata boyun eğmemiştir Refet. Geçmişte annesiyle çektiği zorlukları asla unutmaz. Paraları olmasına rağmen onlardan esirgeyen akrabalarına da kitabın sonunda şöyle seslenir: “Onların benden esirgediği ekmeğe muhtaç kalmayarak kendi ekmeğimi kendim kazandığımı göstermekten o kadar zevk alıyor ve övünüyorum.” Biricik annesi hastalığından sağ çıkamasa da kızının başarısından gurur duyuyordur bir yerlerde. Refet de bunun bilincinde olarak yaşamaya, bu vatanının evlatlarına faydalı olabilmek için tüm gücüyle çalışmaya adar kendini.
İnceleme
RefetFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,3bin okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.