Okuduğum ilk Ahmet Ümit romanıydı, polisiye roman okuma geçmişi olan biri olarak belirli bir bakış açısına sahibim bu yüzden yapacağım inceleme yerinde olabilir diye düşündüğüm için yazıyorum. Açıkçası kitap Ahmet Ümit'in yazdığı ilk roman olması hasebiyle hem bazı handikaplara sahip hem de ilk olmasına rağmen beklediğimin daha üstünde bir kurguya sahipti. Şimdi bu söylediğimi açacak olursam kitap sizi - belirli bir empati yeteneğine sahipseniz - kurgusuyla bir arayışa sokuyor ve bu arayış çokta ilgi çekici olmayan konuyu sürükleyici hale getiriyor. Bu bahsettiğim durum sizi aslında kitabı bitirmeye güdüleyen ana kaynak görevi görüyor çoğunlukla ama tabi ki de başka bahsetmemiz gereken noktalarda bağlayıcılığı destekliyor. Bunlardan en önemlisi karakterlerin birbirleriyle olan ilişkileri özellikle Mine ile Sedat'ın ilişkisinin yasaklığı insan beyninin yasağa olan tevessülü dolayısıyla temelde bir cazibeye sahip. Bir başka nokta ise insan ruhunun aynı zamanda sahip olduğu masum duygularına karşı hissettiği suçluluk duygusunun bu yasak ilişki üzerinden tatminidir tahminimce - kendisinde olmaması ve bu deneyimi başkasının hikayesi üzerinden deneyimlemekten bahsediyorum. Bu ve dolaylarındaki duygular üzere kurgulanan roman üzerine birde polisiye türünün getirdiği gizem de eklenince insanı içine çeken bir yapıt ortaya çıkıyor. Okurken zevk alacağınız fakat o kadar da yazarın ününe kapılıp beklentinizi - en azından bu romanı üzerinden- yükseltmemenizi tavsiye ettiğim bir eserdir. İyi okumalar diliyorum, tavşanlara iyi uykular!
Ahmet ÜmitSis ve Gece