·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ağustos 2024 00:00 Sonunda o hayalini kurduğumuz evi aldık, hayalini kurduğumuz arabayı, yazlığı, elektronik eşyayı ya da koltuk takımını. Yıllar önce seçmiş olduğumuz mesleği yapıyoruz ya da şartların bizi sürüklediği yerdeyiz. Teknoloji desen aldı başını gitti. Her şey artık daha kolay, daha zahmetsiz. Peki #mutluluk oranı ne durumda sizce? Bilimsel araştırmalar, paranın, lüksün ya da konforun mutluluk getirmediğini ortaya koyuyor.
Prof. Dr. Mihaly Csikszentmihaly 25 yıllık araştırmalarını döktüğü bu kitabına şu sorularla başlıyor: ”İnsanlar ne zaman en mutlu olurlar? İnsanoğlunun kaderinde tatmin olmamak olduğu için mi kişiler hep sahip olabileceklerinden daha fazlasını istiyorlar? Yoksa en kıymetli anlarımızın tadını çıkaran bu yaygın keyifsizliğin nedeni mutluluğu yanlış yerlerde aramamız mı?”
#profdrmihalycsikszentmihalyi diyor ki: “Mutluluğu hayatın içinde aramak yerine; hayatı, mutluluğun içinde daha fazla yer alacağı şekilde düzenleyebiliriz.”
Hani bir şeyle meşgulken, açlığını anlamazsın, yemek yemeği unutursun, zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın ya, bir şey içinden geldiği zaman asla karşı koyamazsın, kaptırırsın kendini. işte o halimiz “Akış”. Dolayısıyla kendimizi kaybedecek kadar neye adıyoruz kendimizi bi bakmak lazım. Mutluluk, kendimizi adamış olduğumuz hallerimizde gizli. Onun uğruna savaştığımız anlarımızda.
Kitap 10 bölümden oluşuyor. Asıl görmemiz gereken yerlere bakmamızı sağlayan 10 bölüm.
Ben hem kişisel gelişim hem de psikoloji alanında okumalar yapmayı seven biri olarak çok beğenerek ve keyifle okuduğumu söyleyebilirim. Bakış açıma ve öz farkındalığıma olumlu katkıları oldu. Bu kitap bir çırpıda okunabilecek bir kitap değil. Altını çize çize, belki aynı cümleyi bir kaç sefer okuyarak, gerçekten anlayarak okunması gerektiğini düşünüyorum. Ara sıra açıp, o altını çizdiklerimize yeniden göz atıp hatırlamakta da fayda olduğunu düşünüyorum.