Gönderi

7/10
·200 syf.··
2025 24. kitabı
Her kitabın kendi kaderi vardır! Bu kitap tutkusunun esrimesinde var olma anlamı bulmuş koleksiyoner Aziz'in trajik hikayesini anlatmaktadır. Aziz'in tutkusunun ona neler yaptırdığına kitap boyunca şahit olmaktayız. Tutkusu onu toplumdan, benliğinden uzaklaştırmış, kimliğini/varoluşunu tutkusu üzerine inşa etmesine sebep olmuştur. Hayatını sadece koleksiyonlarına adamış biridir Aziz. Asıl keşfi Timur ile başlar. Onun en büyük inşası Timur'dur. İnşa ettiği, dünyaya tanıttığı bu sanatçının hem doğuşuna hem de bir yerde yok oluşuna neden olur. Ölmesi ile beraber arkasında bıraktığı Dante'den esinlenip yaptığı üç canlı eserin peşine düşer. Bunlar 'Cennet (Firdevs), Araf (Davut) ve Cehennem (Canan)' dır. Gözü tutkudan kör olmuş bu eserlerin peşine düşmüştür. Onlara sahip olmak için yasalardan, ahlak kurallarından, benliğinden vazgeçmiştir. Çünkü yazarın da söylediği gibi inancı hiçbir şey durduramaz. Onun en büyük inancı ise sahip olma tutkusuydu. Benliğini bunun üzerine inşa etmişti. Bu üç esere de başına gelecek tüm zorlukları kabul ederek ulaşıyor ve onları koleksiyonlarına ekliyor. Eserlerin karşısına geçip kendine şunu soruyor: Peki ben neredeyim? Timur, Canan, Firdevs... nice kişiler varoluşun anlamını bulmuştu, onların yeri belliydi, hayatlarını tamamlamışlardı. Ya Aziz hayatının anlamını bulabilmiş miydi? O yarattığı tutkunun kurbanı olmamış mıydı? Bu kişiliği inşa etmesine çocukluğu mu sebep olmuştu? O'nun kaldığı yer Araf'tı. O hayatın anlamını bulamamıştı, varoluşsal belirsizliği hayatının en büyük cezası olmuştu. Yazardan okuduğum ilk kitap. Dili anlaşılır, kurgusu kişiyi içine çekiyor ve merak uyandırıyor. Sadece okurken bazı yerlerde özellikle de karakterlerle ilgili hikayelerde tamamlanmamışlık hissettiğim yerler oldu. Kitap boyunca tutkusunun esiri olmuş bir adamın hikayesine şahit oluyoruz. Kitap içerik itibariyle benim için çok keyifliydi. Kitapla Kalın!
AzizYavuz Ekinci · Everest Yayınları · 2025186 okunma
·
118 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.