Andy ve Vicky, üniversite öğrencileri üzerinde yapılan bir deneye gönüllü katılır ve orada tanışırlar. Deneyi yapan kuruluşun adı Dükkan'dır ve hükümet üzerinde büyük bir otoriteye sahiptir. Yapılan deney sonucu deneklerde bazı bilişsel yetenekler ortaya çıkar. Kimisi eşyaları hareket ettirebilir, kimisi de insanların düşüncelerini yönlendirebilir... Bu deneyden 1 yıl sonra evlenen Andy ve Vicky'nin kızları Charlie doğar. İşte her şey tam da burada başlar...
Charlie daha üç yaşındayken bakışlarıyla oyuncak ayısını tutuşturduğunda onun da genlerinin değiştiğini anlarlar. Ancak asıl sorun Dükkan'ın da bunu fark etmesidir. Yıllarca kaçak hayatı yaşayan aile, günün birinde kızlarını onlara kaptıracaklar mı? Yoksa sonsuza kadar kaçmayı başarabilecekler mi?..
Ahh Charlie, alevli kekimm... Senin suçun olmamasına rağmen neler neler çektin, kimleri kimleri kaybettin... Karakterler gerçekten harikaydı. Canı pahasına kızını korumaya çalışan Andy, harika bir babaydı. En nefret ettiğim karakter kesinlikle Rainbird oldu. Ne rezil biri olduğunu okuyanlar anlar. Sanki kitap okumadım da film izledim gibi hissettirdi bana. Sahnelerin tamamı gözümde canlandı. Asla elimden bırakmak istemedim. Çokça heyecan ve gerilim içeren bir kitaptı.(gerilimden kastım korku değil, sadece neler olacak acaba diye geriyor kitap sizi) Stephen King ustam yine yapmış yapacağını, harika ötesi bir eser ortaya çıkarmış...
Keyifli okumalar dilerim...