·84 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Mart 2018 10:07 İncelemeler 1:
Yazarın ilk okuduğum “Yorgunluk Toplumu” kitabı için yazmış olduğum incelemedeki ilk paragrafı bu kitap için de yazmayı uygun buldum.
Demir leblebi gibi bir kitap. Hacmi küçük fakat her cümlesi özenle kurulduğu için bir çırpıda okunacak kitap değil. Bu kitabı sindire sindire okumak ve birkaç kez bitirmek gerekir. Yüzlerce kitaptan süzülmüş derin hakikatler; felsefi bir zeminde biyoloji, psikoloji ve sosyolojik bağlamlar kurularak sürekli düşünmeye yönlendirmektedir insanı.
Yazar “Şeffaflık Toplumu” nda, modernizm ve postmodernizm döneminin sonunda günümüz toplumunu farklı isimlerle adlandırmaktadır. Kitabın içindekiler bölümüne baktığımızda- olumluluk toplumu, teşhircilik toplumu, apaçıklık toplumu, porno toplumu, ivme toplumu, teklifsizlik toplumu, enformasyon toplumu, ifşa toplumu, kontrol toplumu kavramlarını görmekteyiz. Bütün bu adlandırmaları açıklarken; felsefi, sosyolojik. Psikolojik ve tarihsel çerçeve içerisine yerleştirdiği anahtar kavramları kullanmaktadır. Bu kitaptaki anahtar kavram “şeffaflık” kavramıdır. Yazar “şeffaflık” kavramının çerçevesini o kadar büyütüyor ki, sonunda karşınıza yeni bir “ideoloji” alanı olarak çıkmaktadır. “Şeffaflık bir ideolojidir. Bütün ideolojiler gibi onun da mistik hale getirilmiş ve mutlaklaştırılmış olumlu bir çekirdeği vardır. Şeffaflığın tehlikesi de bu ideolojikleşmededir. Totalize edilirse şiddete yol açar.”s.13
Şeffaflık toplumunda siyaset alanından ekonomiye, iletişimden demokrasiye, kamusal alandan mahrem alana kadar hayatımızı kuşatan her alanda özgürlüğün ve verimliliğin geleceğe dönük uzun vadede “ Güven” endeksli artacağı öngörüsünün gerçekleşmeyeceğini belirtiyor yazar. Çünkü halihazırda “Şeffaflık” kavramı neoliberal bir aygıt olarak ele alınırken, kapitalizmin kendini ve bireyi sürekli tüketmesi sonucunda iç içe geçmiş belirsizliğin kucağında günden güne daha fazla kontrol edilen bir toplum yapısına evrilecektir. Bu bağlamda “Şeffaflık toplumu bir güven toplumu değil kontrol toplumudur” s.11
Şeffaflık toplumunun aynı zamanda kontrol toplumu olmasında , Mmichel Foucault ve bazı sosyologların kullandığı “ panoktipon” kavramının geçerliliğini yitirmektedir. Çünkü şeffaflık toplumunda toplumsal kontrol hem dışarıdan içeriye doğru- devlet ve siyaset ekseninde- hem de bireylerin içeriden dışarıya doğru gönüllü olarak -daha fazla enformasyon daha fazla iletişim- kendilerini toplumla aynileştirme sonucunda gerçekleşmektedir. “ şeffaflık toplumu aynının cehennemidir” s.16
Kısaca belirtmek gerekirse şeffaflık toplumunda yazar “şeffaflık” mistik bir ideoloji haline dönüştüğünde biz bekleyen tehlikelerden bahsetmektedir.Çünkü bireyden topluma ve toplumdan bireye doğru çift yönlü köreltici şeffaflık ; siyaseti felce uğratır s21, şeffaf bir ilişki çekicilikten ve canlılıktan yoksun ölü bir ilişkidir, geleceğe dönük olarak şeffaflık belirsizliği büyütecektir, kader şeffaf değildir s.27, şeffaflık çıplak olanı yaygınlaştırdığı için pornografiktir s38, şeffaf toplum narsist bir toplumdur. Mahremiyet mesafe koyma yetisini kaybettiğinde narsistik teklifsiz öznelerle dolar toplum s.55, ne hakikat ne de görünüş şefaftır. Tümüyle şeffaf olan tek şey boşluktur.s 61, şeffaf toplumda herkes herkesi kontrol eder s.69
Kitap hakkındaki en büyük eleştirim ise; şeffaf toplum konusunda sosyologların görüşlerine yeterince yer vermemesi ve sosyolojik çalışmalara atıf yapılmadığından dolayı bu kitabın izahı için ikinci bir kitaba ihtiyaç var.
En güzel cümlelerden biri ile bitirelim: “ kendini ışıklandıran herkes kendini sömürüye teslim eder” s.71