Miskinler Tekkesi, Padişah II. Mahmut dönemi ileri gelenlerinden olup padişaha yakınlığıyla tanınan Kocabaş Kazasker Şemsettin Molla’nın torununun hayatı üzerine kurgulanmış. Bu yönüyle karakter üzerinden bize dilencilerin hayatlarını konu edinen gayet özgün bir konu ele alınmış. Osmanlı dönemlerinden başlayıp Cumhuriyet'e uzandığı için o dönemin yaşantısına ışık tutmuş. Konu itibariyle gayet ilgi çekici ama ne yazık ki anlatım bir o kadar boğucu; bu sebeple kesinlikle zor okunan Reşat Nuri klasiklerinden bir tanesi. Bu yüzden olacak ki ben de bu kısacık romanı tam 1 haftada okuyabildim, yaz aylarında da okumak kesinlikle yanlıştı o kasvetli havaya bir türlü giremedim ne yazık ki.
Günümüzde de bi hayli fazla olan dilencileri gözümde daha belirgin kıldı, etrafıma olan bakış açımı değiştirdi tek artısı bu olabilir okumamın.
Ayrıca sözlükte “aciz, zavallı, yoksul; tepkisiz, hareketsiz” anlamlarına gelen miskin sıfatı cüzzamlıların niteliklerine uyduğu için bu hastalığa isim olmuş ve halktan ayrı tutulan cüzzamlıların barındırıldığı müstakil binalara (leprosarium) miskinhane, miskinler tekkesi, miskinler dergâhı gibi adlar verilmiş. Bu da benden size bir genel kültür bilgisi olsun.
Reşat Nuri Güntekin 'nin de kendi kitapları arasında en sevdiği bu kitapmış. Ne yazık ki kendisine katılmayıp bu yaşımın veya bu zamanın kitabı olmadığını düşünüyorum.
Keyifli okumalar diliyorum, yorumlarınızı bekliyorum.
Miskinler TekkesiReşat Nuri Güntekin