“SAVAŞLARI, KRALLARI VE FİLLERİ ANLAT ONLARA”
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 41. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 19:12
“Yüzyıllar önce herkesin bir hikâyesi varken, Savaşlardan, Krallardan, Fillerden ve Olağanüstü Varlıklardan bahsederek, fethediyorken onları, Yedi Tepeli şehre bir İtalyan gelir…” Ünlü İtalyan heykeltıraş Michelangelo’nun, Haliç’te Pera ile İstanbul’u birleştirmek üzere bir köprü yapmak için II. Bayezid’in davetini kabul edip İstanbul’a gelmesi ile başlıyor kitap. Michelangelo’nun bu teklifi reddettiğini düşünen tarihçiler olsa da, kitabın içerisinde bunu belgeleyen Michelangelo’nun kardeşleriyle gerçek mektuplaşmaları var. Yazar da, Michelangelo’nun Aya Sofya çizimlerine dayanarak onun gerçekten İstanbul’a gelmiş olduğunu söyler. Kısa bir süre önce ressam Leonardo da Vinci de bir köprü çizmeyi teklif etmiştir. Ancak Sultan onun çizimlerini reddetmiştir. Kitapta bu 2 karakter dışında önemli başka bir karakter ise, Divan şairi Mesîhî’dir, Michelangelo’ya İstanbul’da eşlik eder ve onunla yeni Türk başkentini baştan başa keşfeder. İmkansıza olan hasreti ve kavuşmaya olan umutsuzluğuyla zihnimde yer etti Mesîhî. Ancak bana göre kitabın baş kahramanı ne Michelangelo, ne II. Bayezid, ne Da Vinci, ne de Mesîhî’dir. Başkahraman, yapılamayan köprüsüyle İstanbul ve tüm kahramanların kurduğu ilişkidir. Tarihi olarak hangi kısımlarının gerçek ya da kurgu olduğu, kitabın Notlar kısmında belirtilmiş. Kurgu ve gerçeğin iç içe aktığı güzel bir eser. Ayrıca, bu kitabın yazarını tanımıyordum. Künyesinde, Fransız asıllı olduğu belirtilen yazar Arapça Farsça eğitmeniymiş. Ve Ortadoğu’ya yaptığı uzun seyahatlerden beslenerek kitaplarını yazdığını okuyunca, kitabı merak ettim. İstanbul’da tatil nedeniyle bulunduğum bu haftada kitabı okumam güzel bir tesadüf oldu. Herkesin ilgisini çekmeyebilir, meraklısı okusun derim.
Edebiyat & Roman
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat OnlaraMathias Enard · Can Yayınları · 2024954 okunma
·
1 +1'leme
·
2.672 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Geçen haftasonu hayatımda ilk defa Konya ilini ziyaret ettim. Konyada en çok etkilendiğim yerlerden biride Mevlana Müzesinden sonra Türkiye’de Penceresi Kapısından büyük Tek Camii olan ‘Aziziye camiisi’ oldu. Çünkü bilenler bilir camiinin pencere sistemini, bugüne kadar hiçbir camiide görmediğim caminin yan duvarlarında ve kubbe eteginde bulunan geniş camlar camiinin içinin doğal ışıkla dolmasına, mimariyi ve içerdeki atmosferi canlandıran bir unsura dönüştürmüş resmen. Burdaki ortam bana bu kitaptaki yakın bir zamanda sizin Beyazıt kütüphanesi ile alakalı şu alıntınızı hatırlattı : #280028950 belirtmeden edemedim, teşekkürler, iyi okumalar🙏 Pencereleri kapısından büyük Tek camii: instagram.com/reel/C4JUwW8CIP...
Funda Usta
Gönderi Sahibi
Ne güzel bir karşılaştırma yapmışsınız. Evet, Aziziye Camiisi harikadır o açıdan. Böyle yapılmasının nedeni, kış aylarında camiinin pencerelerinden daha fazla ışık girmesini sağlamaktır.
Teşekkür ederim Funda Hanım kavrayıcı ve kavratıcı incelemeniz için. Evet yeni fethedilen İstanbul asıl kahraman.Fatihin portresini yaptırdığı rRessam Bellini,Venedik İtalya ve Batı Romanın da İmparatoru olma ilgisi ve arzusu oğlu 2 Bayezit de Köprü yapma girişimi için ünlü ressamları davet etme şeklinde ortaya çıkmış. Mesihi karakteri bile 18.yy Divan şairlerinden Enderunlu Fazılın çok benzeridir. Dediğiniz gibi Yazar Şarkın edebiyatını sosyal hayatını iyi araştırmış. Vurgularınız faydalı deneme mahiyetinde incelemeleriniz için tebrik ediyorum.Keyifli okumalar
Funda Usta
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim.