Gönderi

Aysel

, bir kitap okudu
Puan vermedi·245 syf.··
Beğendi
·
96 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 10:05
·
2025 33. kitabı
Bediüzzaman Said Nursî
9.8/10 · 6,2bin okunma
·
373 Gösterim
3 Yorum
Aysel
Gönderi Sahibi
Her bir namazın, namaz vaktinin 3 yönünden bahsediliyor. Tesbih - Tazim - Şükür Başı ortası ve sonu Mühim bir inkılap başı başta Bismillah zikirdir burada yine bir başlangıç var. Her vakit ayrı bir inkılap gibi. Her varlıkta Her olayda devamlı bir değişim ve dönüşüm var. *insanda bir değişim dönüşüm var *dünyada bir değişim dönüşüm var *kainatta bir değişim dönüşüm var Hiçbir şey yerinde durmuyor Her ayda günde hatta vakitte de böyle bir değişim dönüşüm oluyor. Namazı iyi okuyabilirsek kılarken bu değişimleri hissedebiliriz. 9 . cu söz namazın 5 vakit olmasının hikmetleri ve her söz ayrı pırlanta 🤲🏻🤲🏻
Aysel
Gönderi Sahibi
Allah razı olsun Çok feyizli bir ders oldu. *7 ci sözde 3 mesele üzerinde duruyor Bediüzzaman hz. ( Üstadımıza Bediüzzaman demek kadar tatlı bir ifade yoktur sanırım ) Bu 3 mesele ; İman , İhsan ve İslam *Meydanı harp ve imtihan yani kâr ve zarar (alış - veriş) Mesela bilim adamları bir meseleyi anlatırken " uzayı, deniz altını, hayvanlar alemini " bizden daha iyi anlatırlar ama küfre girebiliyirlar. Bizler yani inanan müminler içinse iman ziyadeleşiyor. Yani tamamen okuma biçimine göre bıçağın iki yüzü gibi. Hayra da kesebiliyor şerre de kesebiliyor. Buradaki yani Risalelerdeki hikayeleri okurken istifade edebilmek için metnin içinde kaybolup nefsimize hissettirmek lazım. O kadar anlam yüklü ki ve nefse dokununca olay çözülüyor ve dersi kendi nefsimize alabiliyoruz. Dünyada ağır imtihanlardan geçiyorsa bir insan ve ya zor günler geçiriyorsa okuduğu Kuran'ı Kerimi ve okuduğu Risalei Nurları daha iyi anlıyor ve kendinden bir parça buluyor. Ve açıldıkça açılıyor inanın. Her yazılan günümüzde kendi nefsimize yazılmış ve elimize yeni ulaşmış ders mahiyetine bir mektup. Elhamdülillah 🤲🏻🌹
Aysel
Gönderi Sahibi
İkinci Söz, imanda ne kadar büyük bir saadet ve nimet; ne kadar derin bir lezzet ve huzur bulunduğunu izah eder. bu üçüncü söz ise, o saadete insanı ulaştıran ibadete olan ihtiyacımızı gösterir. İnsan, hakiki saadeti; muhtaç olduğu ihtiyaçların kendisine verilmesi ve maruz kaldığı musibetlerden korunmasıyla elde edebilir. Ancak bu korunma, yalnızca dua ve iltica ile mümkündür. Bu sözde yer alan temsili kıssa, aynı zamanda dört önemli sorunun cevabını da verir: İnsan dünyaya niçin gelmiştir? İnsan, uzak bir yolculuk için gönderilmiştir. Bu yolculuk, hayat yoludur: Ruhlar âleminden başlayıp, kabirden geçerek âhirete uzanır. İbadet eden insan ile etmeyen arasında ne fark vardır? İbadet eden insan, dışarıdan bakıldığında bir yük taşıyor gibi görünür. Fakat kalbi ve ruhu, binlerce minnet ve korkudan kurtulmuştur. İbadet etmeyen insan ise, güya bir yükten kurtulmuştur; fakat kalbi binlerce minnetin altında, ruhu ise sonsuz korkular içinde ezilir. İbadet etmenin ne kârı vardır? Zararı olmamakla birlikte, bu yolda yürüyenlerin dokuzdan onu, büyük bir kâr ve huzur bulur. İbadet etmemenin ne zararı vardır? Fısk ve sefahat yolu, fasıkların bile itiraf ettiği üzere menfaatsizdir. O yolda yürüyen on kişiden dokuzu, ebedî helâk ve şekâvet ile karşılaşır. Sonuç olarak: İbadet etmemek, ebedî bir şekâvet, hüsran ve felakete sebep olur. Üçüncü Söz, ibadetin yalnız âhirete değil, aynı zamanda dünya hayatına bakan büyük faydalarını da bizlere anlatır Mhub.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.