Bu kitap karşıma bir reels videosunda çıkmıştı ve hayatımı düzene sokmaya çalıştığım bir dönemde olduğum için merak edip almıştım. Ama nereden bilebilirdim ki okumamın 2 ay süreceğini?
Bu kadar uzun sürmesinin muhtemel nedeni, çok uzun ve bağlam olarak birbirinden kopuk cümlelerden oluşması. Bir önceki ve bir sonraki cümle birbiriyle çelişir gibi geliyor insana, bu da aynı yeri tekrar tekrar okumanıza neden oluyor. Ayrıca kullanılan birçok terim tam olarak açıklanmıyor, dolaylı ve yarım kalan örneklemelerle kafa karışıklığı artıyor. Özellikle Dördüncü Kitap’tan sonra daha net bi şekilde hissedilen erkek egemen bir dili var. Konu anlatılırken kullanılar “insanlar” ve “öğrenciler” ile kastedilen tamamen erkek bireyler.
Ele alınan konu bağlamında değerlendirecek olursak; 100 küsür yıl önce kaleme alındığında da insanların hayatlarında bir düzen arayışında olması çok garip değil mi? Konu olarak güncel olmasına rağmen bir yol göstericiden çok bir öğüt yapıtı bence. Çünkü insanın iradesini terbiye edebilmesi için sürekli bilinçli ve farkında bir yaşam sürmesini, önce dış etkenleri gözardı edip kendi içinde bu meseleyi halletmesini son iki bölümde ise dış etkenlerden uzaklaşmasını öğütlüyor.
Aklı selim olan ve bu konuda fikir yürüten her insanın farkına varabileceği sorunlara değinilmiş irade konusunda. Ama çözüm noktasında elle tutulur bir yöntem ya da düşünce yönlendirme tekniğine değinilmemiş. Bu nedenle bende biraz hayal kırıklığına neden oldu. İrade TerbiyesiJules Payot